Connect with us
Sitemiz yenilendi!

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

AABF: Alevilik Bağımsız Dini Bir Topluluktur

Alevilik

AABF: Alevilik Bağımsız Dini Bir Topluluktur

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Aleviliğin bağımsız bir dini topluluk olduğunu söyledi.

Dersimnews.com / Berlin –  Meclis’te başlayan Cemevi ve Alevilik tartışmalarına  Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) de katıldı.  AABF tarafından yapılan yazılı açıklamada “Alevilik bağımsız bir dini topluluktur” denildi.
İşte o açıklama:

Dersim CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) Cemevi açılması”talebine karşısında, inkârcı tutumunu sürdüren AKP iktidarının “Hayır” cevabı, Türkiye için bir utanç olmanın da ötesinde, aynı zamanda AKP hükümetinin insan temel hak ve özgürlüklerinin ayaklar altına aldığının göstergesidir. Alevilerin eşit haklar temelinde talepte bulunduğu din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğini ve Alevilere yönelik ayrımcılığın ve inkârın sürmekte olduğunu Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Diyanet İşleri Başkanlığının tutum ve açıklamalarında görmek mümkündür.

Sayın Hüseyin Aygün’ün “TBMM’ne Cemevi açılması” talebi karşısında, TBMM Başkanı ve AKP hükümeti üyelerinin yaptığı açıklamalarda, Türk İslam Sentezine dayalı zihniyetin en katı haliyle devam ettiğini ibretle bir kez daha izledik. TBMM’ne cami ve mescit açmasına müsaade veren resmi görüş, Aleviliğin varlığına ve Alevilerin cemevlerine yönelik inkârcı ve asimilasyoncu politikasında ısrarlıdır.

DEMOKRATİK VE LAİK CUMHURİYET Mİ? YOKSA TEOKRASİ REJİMİ Mİ?

AKP hükümeti, “Egemenliğin kayıtsız şartsız millette” olduğunu simgeleyen TBMM’nin, egemenliğin ulemanın tekelinde olan dinci vesayette ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarında olduğunu fütursuzca göstermiştir. TBMM’ne sunulan bir talep karşısında, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in parlamentoyu işletmesi ve hukukun evrensel ilkelerine bağlı kalarak karar alması gerekirken Diyanet İşleri Başkanlığının kararına teslim olmuş ve diyanetin sözcülüğünü yapmıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığını “en yüksek otorite”, “en yüksek yargı” ve “hak dağıtıcı” merkez görerek, Alevilerin taleplerini bu merkeze danışmak, demokratik cumhuriyet, laik ve hukuk devleti değil, olsa olsa teokratik din devletinde olur.

Türkiye’de Alevilere yönelik ayrımcılık, inkâr ve asimilasyon politikalarında bir değişim ve iyileşme olmamıştır. “Türkiye’nin % 99 müslümandır” ezberi üzerinden sürdürülen resmi din anlayışı, 20 milyon nüfusu ile Türkiye ve Avrupa’da yaşayan Alevileri temsil etmemektedir.

ALEVİLİK BİN YILLIK İNANÇSAL-KÜLTÜREL KİMLİKTİR, SÜNNİLEŞTİRİLEMEZ.

“TBMM’de cemevi açılsın talebine” Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Alevilik ayrı bir din olmayıp, İslam için bir oluşumdur, İslam dininin ibadet yerleri camilerdir” görüşüyle Alevilerin cemevinden camiye davet eden TBMM Başkanı Cemil Çiçek insan hakları açısında suç işlemektedir. Bu nedenle kendisine verilen “Alevilik bir dindir, ibadeti cemdir, ibadethanesi cemevidir” cevabını iyi okuması gerekir. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise bir ulema gibi “Milyonlarca insan Aleviliğin İslam içinde bir manzumesi olduğunu” ifade ederek, kendini milyonlarca insan ve Alevi adına fetva veren ve Alevileri devlet içinde Sünnileştirmeye adamış hükümet sözcüsü olduğunu göstermiştir.

Devletin ve AKP hükümetin Yezit ve Muaviye anlayışı doğrultusunda benimsediği dinsel kimlik ve kurumsallaşması, insan temel hak ve özgürlüklerini yok sayan, farklı dinleri ve inançları devlet içinde Sünnileştirmeyi hedeflemektedir.

Hiçbir güç, devlet, iktidar ve irade Alevilerin ve Aleviliğin varlığını ve kimliğini değiştiremez. Alevilik Anadolu’ya özgü bir inanç sistemi olarak, resmi din tanımlarını içine sığmaz, devlet dini olmaz. Alevilerin ibadet yeri cami değil, cem evidir. İbadet şekli namaz değil, cemdir. İnanç önderi imam, mele ya da molla değil, dedelerimiz, analarımız ve pirlerimizdir. Orucumuz farklıdır. Gülbanglarımız, düvazilerimiz, mersiyelerimiz vardır. Bağlama, deyiş, semah, cinsiyet eşitliğine sadık kalmak ve muhabbet ibadetimiz temel kurallarıdır. Asırlardır süregelen baskı, katliam ve yasaklara rağmen böyle yaşadık ve yaşıyoruz.

Bu nedenle, biz, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu olarak;

* TBMM’ne Cemevinin açılmasını,
* Aleviliğin ayrı bir dini topluluk olarak tanınmasını,
* Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılmasını
* Zorunlu din eğitiminin kaldırılmasını ve eğitimde dindarlaştırmaya son verilmesini,
* Cemevleri Alevilerin ibadet yeridir. Cemevlerine yönelik ayrımcılığın ve inkârın son bulmasını,
* Alevi köylerine cami yapımının derhal durdurulmasını,
* Alevilere ait dergâhların ve işgal edilmiş mekânların Alevi kurumlarına devredilmesini,
* Yerlerinden edinmiş ve zorla göçe zorlanmış Alevilerin kendi köylerine dönüşü sağlanmalı
* Nüfus cüzdanlarında bulunan dini hanesi kısmının tümüyle kaldırılmasını,
* Alevilere yönelik katliamlarla yüzleşmek için, katliamların gerçekleştiği iller ve yerlere müzelerin, anıtların yapılmasını 
talep ediyoruz.

Saygılarımızla
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)

7 Comments

7 Comments

  1. bircan

    16/07/2012 at 16:09

    Yüzyilin en hizli asimilasyonu bugünün cemevleri araciligiyla yapilmaktadir. Cemevlerine atanan “egitilmis Dedeler” bu isin aracilari ve müslümanlastirma görevlerini yapma asklariyla yanip tutusmaktalar. Artik cenazelerimiz cemevlerinde yesil örtülere sarilarak, kurandak ayetler okunarak kaldirilmakta. CEMEVLERININ bu misyonerliklerinin kaldirilmasi icin mücadele etmeniz, taleplerde bulunmaniz gerekmiyormu?
    sevgilerimle.

    • yüksel

      28/07/2012 at 20:00

      bircan çok cahilsin ya da art niyetlisin, 30 sene evvel dedem öldü, cenazede kuran okundu. biraz, nesimi, virani, hallacı mansur, hasan dede okumanı öneririm.

  2. Hıdır Aytaç

    19/07/2012 at 06:37

    Bir kere şunu kabul etmek gerekir.Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) doğru bir tespit yapmıştır, Alevilerin ibadet yeri Cemevi’dir. Buna kimsenin itiraz etme hakkı olamaz.Çünkü bütün Alevi camiası bu gerçeğin farkındadır. Sayın Hüseyin Aygün kangrenleşen bir soruna parmak basarak irdeleyince! Devletin hangi zihniyetle Alevilere yaklaştığı ortaya serilmiştir. Devlet adına fetva veren Dinayet gerçek yetkilidir, böylelikle Türkiyede yıllardır laiklik edebiyatı yapanların da maskesi düşmüştür.Bu aşamadan sonra yapılması gereken bir şey var oda Alevilerin birlik içerisinde hareket ederek ve güçlü örgütlülüklere kavuşmasıdır. Bu yapılmadığı sürece her kafadan ayrı sesler çıkmasının önünede geçilemez. Aleviler bir statüye kavuştuktan (Devlet Aleviliği resmen tanıma anlamında) sonra kendi içerisindeki sorunları varsa konuşarak çözebilecek yetkinlikteler. Şu an birlik esastır kime karşı birlik? Din devletine karşı birlik, gelmekte olan şeriatın ayak seslerine karşı birlik esastır. Gerisi Aleviler içinde Türkiye Demokrasisi içinde iyi günleri beklemek hayal olur, büyük sıkıntıların yaşanması demektir. Saygılarımla

  3. bertal

    20/07/2012 at 19:39

    “Alevilik bağımsız bir dini topluluk” ne demek?? Kimse yutmaz boyle yuvarlak laflari. Butun mesele aleviler kendi inançlarini islama gore nasil tanimliyorlar: içinde mi disinda mi. Içindeyiz diyorsaniz diyenet te “islamin sarti, ibaded yeri falan bellidir” der ve “gelin baxim camiye”yi de ekler.

  4. ebul wefa

    15/08/2012 at 12:51

    Ben bir Aleviyim(Kızılbaşım)
    Evet sağlıklı yazılı kaynaklar olmadığından genelde büyüklerimizden gördüklerimize baktığımızda aleviliğin islamın tam içinde olduğunu düşünürüz.
    Bunu destekleyen birçok argümanda bulabiliriz.Bunun en güçlü argümanı Alevilikteki Hz.ALİ kültüdür.
    Ancak biraz daha derinlere indiğimizde birçok temel farklılıkların olduğunu görürüz.
    Miraç anlatımı.
    İbadet Şekil(Bağlama,Kadın-Erkek birarada)
    Devriye
    Güruh-u Naci (Seçilmiş Topluluk) tanımı
    Felsefi anlamda Allah anlayışı(Panteism)

    İnancımızı anlamak ve daha derin bir felsefi çaba ile anlamlandırmak
    Bunlar yapılmalı ve Alevi dünyasını ilgilendiren bir çaba olmalıdır.
    Hele hele Diyanet İşleri Başkanlığını,Başbakanı veya vb ülke yöneticisini ilgilendirmemelidir….(Üstelik anayasında Laiklik olan bir ülkede)

    Ve bu çabaların yanında ve ötesinde büyük mücadeleler sonucunda elde edilmiş kurumlarımızada hep beraber sahip çıkılmalıdır……

  5. JUAN

    17/08/2012 at 18:10

    Aleviligi Islamiyete baglayanlara yaziklar olsun !

    Alevilikteki ALI kavrami,bedene burunmus ALI den ziyade yapilan zulumlere,haksizliklara karsi gosterilen durustur !!

    ALI yi bedensel anlamda yani somut olarak dusunursek, Muhammed in amca ogluysa hepimiz de sunni olmus olmuyor muyuz?

    Yani ALI kavrami Alevilikte bedenden ziyade bir felsefe olarak anlatilmali ve insanlarin bu felsefi inanctan yararlanmalari saglanmalidir. Aksi halde sunnilerin ya da diger islami kesimlerin elestrileri hakli olarak alevileri cikmaza sokacaktir.

    Alevilerin dernekleri de ayri fikirler beyan etmekten vazgecerek Alevilik konusunda ayni cati altinda toplanmalari gerekmektedir. Derneklerin 2 ye ayrilmasi dogaldir. Birisi ISLAMIN PARCASI OLAN ALEVILIK digeri de ISLAM DISI ALEVILIK inancini savunabilir. Fakat 10 parcaya bolunmus dernekler ve gruplar sadece tenekeden cikan takirti imaji yayar.

    Islam siddet ve cehalet dinidir. Alevilerin bu dinin hic bir yerinde yeri olamaz. Sunniler, Alevileri sadece isteklerinden vazgecmesi hususunda ALEVILIK ISLAMIN BIR PARCASIDIR, demektedirler.Bunun haricinde Aleviler icin atilmis herhangi bir somut adim ortada yoktur.Ders kitaplarindaki Aleviligin konularini da diyanet islerinin etkisi altinda Sunni Islamcilar yazmistir. Ne kadar objektif olacagini siz dusunun !

    ISLAM Alevilige ters ve karsidir. Oyle ki Aleviler icerisinde ISLAMA karsi olan sayisiz insan ATEIZMI inanc olarak kabul etmis ve Aleviligin bir labirent gibi karmakarisik ideolojiler icermesinden yakinmislardir. Kesinlikle onlar da haklilar..

    Alevilerin bakan,basbakan,genel baskan karsilarken dondukleri semah bile aleviligi yerin dibine sokmaktadir.Semahin kutsalligi siyasi karsilama torenlerine alet edilmektedir. Bu kabul edilemez ve Aleviligin gercekten de ne halde oldugunu beyan etmektedir.

    Islami Alevilik ancak sunnilesmis,asimile olmus alevilerin tercihidir. Aleviligin ne olduguna sunni cogunluktaki sehirlerde yasayan az sayidaki aleviler karar veremezler.

    Alevilik islamdan bagimsiz bir inanctir. Kimse bu inanci cogunlugu sunni olan bu ulkede komsularinin baskisiyla ya da elalem ne der kaygisiyla degistirmemelidir. Bu ulkede Suryaniler nasil bir tek sehirde yani Mardin’de bizler suryaniyiz hristiyaniz diye inanclarindan bin yillardir vazgecmemislerse ALEVILER de inanclarindan ISLAMCILARIN ZORUYLA DA OLSA VAZ GEC ME ME LI LER !!!

  6. Ali Ekber

    20/08/2012 at 17:34

    Alevilik islam ici ve disi olgulari barindiran bir olusumdur.Islam ici olgulari barindirmasi sünni rituelleri kabullenmesi anlamina gelmez. Ehlibeyti sever ama illa da camiye gidip ibadet etmesi gerekmiyor. Benim ibadet yerim cemevidir diyorsa, cemevidir. Bunu degerlendirmek sünni Diyanet`e düsmez. Haddi de degildir.Benim ninem sabahlari günese karsi dua ederdi. Bunun islamla bir baglantisi olmamasi gerek.Alevilik, özellikle Dersim aleviligi, bir felsefedir. Devlet islam ici veya disi olmasina bakmadan, önce ibadet yerinin cemevi oldugunu kabul etmelidir. Diyaneti lagvetsin. Diyanet icinde alevilik bölümü olsun yahut diyanet isleri baskani yardimcisi alevi olsun diyenler var. Bu yine devletin, mevcut yapinin(statüko nun) olaya müdahil olup olaylari kendi istedigi gibi yönlendirmesi anlamina gelir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 + thirteen =

More in Alevilik

To Top