Home » Dersim 38 » Atatürk Dersim Harekatı’nın Başındaydı

Atatürk Dersim Harekatı’nın Başındaydı

Bu fotoğraf Atatürk ve İnönü’nün Dersim Katliamı’nı bizzat yönettiğini kanıtlıyor.Radikal’in Dersim Gerçeği yazı dizinde yeni bilgi ve belgeler Atatürk’ün Dersim Katliamı’ndan haberdar olduğunu ortaya koyuyor.Radikal Gazetesinin Dersim Gerçeği yazı dizisinde bugüne kadar bilinmeyen bazı bilgi ve belgeler gün ışığına çıktı.
İşte o yazı dizisinin 3. bölümü:

DERSİM GERÇEĞİ – 3

DERSİM GERÇEĞİ-1 BÖLÜMÜNÜ OKUMAK  İÇİN TIKLAYIN

DERSİM GERÇEĞİ-2 BÖLÜMÜNÜ OKUMAK  İÇİN TIKLAYIN

Ayça Örer – Abdullah Kılıç-Radikal

Köşk’ün Muhafız Alayı da gönderilmiş

Dersim’e yönelik askeri harekâta dair dikkatlerden kaçan bir ayrıntı daha ortaya çıktı. 1937’deki harekâta ‘görülen lüzum’ üzerine Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı da katılmış. 4 Mayıs 1937 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı’nın 4. Genel Müfettişliği’ne gönderdiği yazı bunu doğruluyor. Yazıda, “Muhafız alayının usta erleri ve yalnız süvari bölüğü ve bir dağ bataryasının Ankara’dan trenle Elazığ’a hareket ettirileceği…” belirtiliyor.

Uluğ da olayı doğruluyor

Yine Dersim harekâtına Albay İsmail Hakkı Tekçe komutanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın gönderildiği bilgisini o dönemin CHP Kütahya Milletvekili Naşit Uluğ da teyit ediyor. Uluğ, ‘Tunceli Medeniyete Açılıyor’ adlı kitabında olayı şöyle anlatıyor: “Doğudan tertip edilen kuvvetlere Ankara’dan Muhafız Alayı da iştirak etti ve bu kuvvetlere Nazımiye, Keçiseken, Sin ve Karaoğlan hattına süratle varmak vazifesi verildi. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Asbaşkan Orgeneral Asım Gündüz ve kurmayları Dersim’e giderek harekâtı takip etti.” Atatürk’ün en güvendiği adamlardan biri olan Uluğ, aynı zamanda o dönemde Cumhuriyet gazetesi yazarıydı. Muhafız Alayı’nın 7 Haziran tarihinde Dersim’de olduğu tahmin ediliyor. Çünkü Alay Komutanı Albay İsmail Hakkı Tekçe’nin aynı tarihte Genel Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğan, 17. Tümen Komutanı Tuğgeneral Kemal Ergüden, 62. Alay Komutanı Albay Şemsettin, Jandarma Alay Komutanı Yarbay Cevdet, Beyaz Dağ’da buluşup harekâtın gidişatı yönünde görüştüğü biliniyor.
18 Haziran’da trenle Elazığ’a gelen İnönü, 21 Haziran’da beraberinde Sağlık Bakanı Refik Saydam, 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Kazım Orbay, 4. Genel Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğan ve 7. Kolordu Komutanı Korgeneal Galip Deniz ile harekât planı üzerine bir toplantı yapmıştı. Albay İsmail Hakkı Tekçe, Osmanlı’nın son döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kritik görevlerde bulunmuş bir isim. Ayaklanmaları bastırmakta ünlenmiş Topal Osman, Atatürk’ü koruyan Muhafız Alayı’nın ilk komutanıydı. Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’i asarak ödürünce Atatürk’ün emriyle Tekçe tarafından öldürüldü.

CHP Milletvekili Naşit Hakkı Uluğ anlatıyor

Dersim nasıl medenileştirildi! 

Gazeteci Naşit Hakkı Uluğ tarafından yazılan ‘Tunceli Medeniyete Açılıyor’ kitabı 1939’da basıldı. Operasyon sonrasında Dersim’in resmi ideoloji tarafından nasıl şekillendirildiğinin kanıtı olan kitapta, Uluğ, Dersimlileri ‘tembel, esrarkeş, asi tabiatlı’ olarak niteliyor, ‘tetik kullanmaya alışkın ellerin nasırlaştırılacağı ve yapıcı insan haline getirileceği’ni anlatıyor. Uluğ, ‘kara cahil’ olarak nitelediği halk için 1937 harekâtının kurtarıcı olduğunu savunuyor. Uluğ, İnönü ve Atatürk’ün birbirlerini izleyen tarihlerde Dersim’e ziyaret gerçekleştirdiğini de ‘İnönü Dersim’de’, ‘1937 Harekâtının Sonunda’, ‘Atatürk Dersim’de’ bölümleriyle doğruluyor. Operasyonun sonunda varılan nokta kitapta, “Bu dava, Kemalizm’in yapıcı vasfının yeni bir muvaffakiyet sahası olacaktır ve daha bugünden olmuştur bile…” sözüyle özetlenmiş.

Çocuk nasıl büyür

‘Dersimli Çocuk Nasıl Büyür’ başlığında, “Çocuk Dersim’de bir ot gibi büyür” ifadesi yer alıyor. ‘Gelinlerin ekseriyetle ilk geceden gebe kaldığı”, “kadınların erkekten kaçmadığı”, “konu komşunun birbirinin malına göz diktiği” bir kültür portresi çizen kitap, Dersim’de gerçekleştirilmesi beklenen hedefi de ortaya koyuyor: “Dersimlinin kuvveti ayağında, baldırında ve ciğerindedir. İyi koşucudur, fakat yapıcı değil.. Kazmayı kayaya kuvvetle vurup saplayamaz, omuzu ve beli, meselâ bir Orta Anadolu çocuğunun vücudu gibi ‘yapıcı insan’ gövdesi halinde teşekkül etmemiştir. Kazmayı vurup kayaya saplayamayan bu omuzlar, kuvvetli bir bel hareketiyle bir parçayı koparıp yerinden sökemez. ”
Daha sonra “Dersim’in kayıp kızları” olarak nitelenen ve ailelerinden ayrılarak enstitülere gönderilen kız çocuklarının hikâyeleri de kitapta yer alıyor. Bu kızları, ‘Tunçelinin müstakbel kadın eğitmenleri’ olarak niteleyen yazar, bu kızlardan biriyle de konuşmuş. Tunceli’nde yaşanan gelişme kitapta övülüyor, operasyonun ardından 5 hükümet konağı, 10 mektep, 9 kışla, 5 nahiye karakolu yapıldığı bilgisi veriliyor. Bütün bu harcamalar üç buçuk milyon lira tutmuş. O dönemde yapılması düşünülen bir de anıt var:
“11 metre yükseklikte bir anıt dikilecektir. Bu anıt bir kasaturayı andırmaktadır. Kaidenin üzerine şehitlerin adı kazılacaktır. Vatan uğrunda ölenlerin ruhu şâd olsun.” Kitapta bahsedilen anıt bugün Mameki ilçesi girişinde bulunuyor.

İngiltere’ye hiç mektup yazmadı

Dersim operasyonu sonrasında 1 Temmuz 1938’de Hatay üzerinden Halep’e giden ve Dersim’in önde gelen fikir insanlarından biri olan Baytar Nuri’nin, Seyit Rıza tarafından İngiltere’ye yazılan ve operasyona gerekçe gösterilen mektubu kaleme aldığı öne sürülüyor.
Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık tarafından ortaya atılan iddiaya göre, asılmasına neden olan mektup Seyit Rıza tarafından yazılmamış. Saltık mektubu asıl kaleme alan kişinin o dönemde Suriye’ye geçen ve orada Dersim meselesi üzerine uluslararası kamuoyu yaratmaya çalışan Nuri Dersimi olduğunu söylüyor: “Dersim operasyonu üzerine ilk yazılan kitaplar Nuri Dersimi’nin Suriye’de hazırladıklarıdır. Olayların ardından Dersimi’nin Türkiye’ye girişi yasaklanır. Suriye’ye kaçmak zorunda kalır. Baytar Nuri’nin hatıratları sonradan Suriye’de yazılmıştır. Seyit Rıza’nın İngiltere’ye yazdığı mektup hep devlet tarafından ön plana çıkarılıyor. O mektup Nuri Dersimi tarafından yazıldı. Nuri Dersimi o mektubu yazıp Fransız Mangası’na teslim etti. Fransa Devlet Arşivleri’nden bunu doğrulamak mümkün. Seyit Rıza’nın böyle bir mektubu yoktur.” İngiliz arşivlerinde bulunan ve Seyit Rıza’nın idamına gerekçe olarak gösterilen mektup, 30 Temmuz 1937 tarihli, ‘Büyük Britanya Dışişleri Bakanlığına’ hitabıyla açılıyor ve altında Seyit Rıza Dersim Başkomutanı ifadesi yer alıyor.

Seyit Rıza’nın askeri harekâtı başlatan baskını

Dersim isyanının simgesi Seyit Rıza, resmi kaynaklara göre bölgedeki isyanın da en azılı ele başıydı. 1937 yılında Dersim’de bir iç savaşın yaşanmasından endişe eden Seyid Rıza, bir yakınını Alpdoğan Paşa’ya yollayarak kanın durdurulmasını istedi. Dönüşte Sin Köyü’ne misafir olan arabulucu Alpdoğan’ın emriyle Kırgan aşiretinden iki kişi tarafından öldürüldü. İki süikastçi Hozat’ giderek askeri kışlaya sığındı.
Seyid Rıza da yanına aldığı 100 kişilik silahlı gücüyle Sin Köyü’nü ve bir karakolu bastı, katillerin kendisine teslim edilmesini istedi. Bu baskında 33 askerin öldüğü iddia edildi. Ve ardından harekat resmen başladı. Çok kan döküldüğünü gören Seyid Rıza, birkaç ay sonra “Canına bir zarar gelmeyecek” sözü üzerine teslim olmaya giderken 12 Eylül 1937’de adamlarıyla beraber tutuklandı. 15 Kasım 1937’de de idam edildi.

Atatürk harekât merkezinde

Desim konusunda en fazla merak edilen ve üzerine bir hayli spekülasyon yapılan konu, Atatürk ve İnönü’nün Dersim harekâtı konusunda bilgilerinin olup olmadığı. Bu fotoğraf Atatürk’ün bizzat Dersim harekâtına bütünüyle hakim olduğunu kanıtlıyor. Fotoğraf, Atatürk’ün kumanda merkezi Elazığ’daki Dördüncü Umumî Müfettişliği’ni 17 Kasım 1937’deki ziyareti esnasında çekildi. Atatürk’ün yanında Dersim harekâatının komutanı Abdullah Alpdoğan var. Atatürk Pertek’e hareket ederek Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü’nü açmış, buradan Pertek’e geçmiş, ardından da Elazığ’a geri dönmüştü.

YARIN: HASAN SALTIK: DERSİM’İN YAŞLILARI HÂLÂ KORKUYOR

email

8 Responses to Atatürk Dersim Harekatı’nın Başındaydı

  1. derdest Cevapla

    23/11/2011 at 10:16

    ahirette var ozaman oradada katliam yapsınlar

  2. Beytullah SEFEROĞLU Cevapla

    24/11/2011 at 12:22

    ZAMANIN DERSİM Lİ aşiret MENSUPLARIna kader olan bu olaylar buğün TÜRKİYEnin okur yazar oranının en yüksek olduğu bir toplum olarak yanımızda anadolunun her yerinde saygınlıklarını korumaktadırlar.Özellikle ANADOLU KADINININ aydınlanmasına okumasına eğitilmesine birey oluşuna önderlik etmiş insanlarımnızdır.Bu gün geçmişin çözüm noktası olarak göreceli yaklaşımlarıyla IRK ve MEZHEP çatışmalarını alevlendirmen ulusal değil ULUSLAR ARASI sömürgeci güçlerin ÇIKARLARINA yağ sürmektir.Seyit RIZAda idam edilmiş Topal OSMANda idam edilmiştir. EKMEK EMEK İŞ AŞ insanca yaşam dileğiyle.

  3. Commander Sardes Cevapla

    25/11/2011 at 01:44

    Dersim Katliamı ve kliklerin dalaşı!

    Dersim Katliamı üzerinden hakim sınıfların klik dalaşları sürüyor. İki cellat kimin daha iyi katliam yaptığını tartışıyor

    HABER MERKEZİ (23.11.2011)- Dersim katliamı üzerinde tepinen iktidar klikleri Kürt ulusuna yönelik imha operasyonlarını meşrulaştırıyor. Geçmişten bugüne kadar yapılan katliamları dün de bugün de imzalayan devletin sorumlu hükümetleri, kendilerini savunurken işlediği suçları da bir bir sıralamaktan geri durmuyor.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin il başkanlar toplantısında yaptığı konuşmada; eş zamanlı olarak ülkenin bir çok ilinde 22 Kasım günü KCK operasyonu adıyla gözaltına alınan avukatları ‘örgüt militanı’ olarak niteledi. ‘KCK konusunda gereği yapılmaktadır’ diyerek yapılan operasyonları ve gözaltı furyasını ‘milletin huzuru, refahı içindir’ sözleriyle meşrulaştırmaya çalışırken; Dersim belgelerinde İsmet İnönü’nün imzasıyla yapılanları bugün kendi imzasıyla tarihe geçirmeye son derece kararlı olduğunu bir kez daha gösterdi.

    AKP’nin genişletilmiş il başkanları toplantısında KCK operasyonuna ve Dersim Katliamı’na ilişkin söyledikleriyle ırkçı kimliğini ve tarihi katliam kanından nasıl beslendiğini de açıklamış oldu.
    Erdoğan; “KCK operasyonlarını bir Başbakan olarak destekledim ve destekliyorum. KCK konusunda gereği yerine getirilmektedir, tüm bunlar birlik ve beraberliğimiz içindir. Beklerdim ki medya da destek versin. Ama bazılarına bakıyorum, farklı bir havadalar. KCK illegal bir yapılanma, hiçbir devlet buna izin vermez” dedi.

    Recep Tayyip Erdoğan ülkenin güçlenmesinin önündeki engeli de ‘tarihiyle yüzleşememe’ye yükleyerek, özür dilenmesi gerekiyorsa özür dileyebileceğini ancak, bu kişinin kendisi değil arşivlerdeki belgelerde imzası bulunan CHP ve dolayısıyla bugün Dersimli ve Kürt kimliğiyle övünen Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğini belirtti.

    Ülke genelinde 100’e yakın insanı birgünde gözaltına alan ve avukatları ‘örgüt militanı’ ilan ederek KCK operasyonlarını savunan Erdoğan söylediklerini unutup, sözkonusu Dersim Katliamı olunca ‘en ileri demokrasi’sini hemen devreye alarak aynı toplantıda, şunları ifade etti: “Red ve inkar politikalarıyla yüzleşmeden Kürt meselesinin çözülemeyeceğini biliyorum. Biz her konu ile yüzleştik, çözüm için önemli adımlar attık. Bilinçlerinin alktını süpürmeyenler gelecek adına söz söyleyemez. Kendi tarihini sorgulamayan başkasını eleştiremez. Kılıçdaroğlu ‘Dersim isyanında analar ağlamadı mı’ diyen partiliye sahip çıktı. Bizim Dersim’e ilgimiz siyasi bir ilgi değildir. Benim Dersim’le tanışmam, Necip Fazıl Kısakürek’in ‘son devrin din mazlumları’ kitabıyla olmuştur. Kimsenin konuşmaya cesaret edemediği Dersim meselesini merhum Necip Fazıl bir nesile anlatmıştır. Kılıçdaroğlu beni Ermeni diasporası ile aynı yere oturtmaya çalışıyor, yazıklar olsun. T.C. Başbakanını Ermeni diasporasıyla aynı kefeye koyanın alnını karışlarım. Haddini bil. Seyid Rıza’nın 1915’te işgalcilere karşı savaştığı için madalya aldığını niye söylemiyor? Dersim’de adım adım hazırlanmış bir operasyon düzenlendi, bu konuda raporlar var.”

    Ayrıca Başbakanlık arşivinin açık olduğunu, incelemek isteyenlerin inceleyebileceğini, raporda Dersim çıbandır, bu çıban üzerinde ameliye yapmak farzdır, göç ettirilen aşiretlerin listesi ve yöntemleri, 1935’te çıkarılan kanunla vali ve kumandanın insanları göç ettirme yetkisinin bile verildiğini açıkladı.

    ‘Çocuk da, kadın da olsa gereği yapılsın’ dediğini unutan Tayyip Erdoğan kendinden önceki katillerin suçunu “Dersim’de kadın ve çocuklar katledildi” sözleriyle ifşa edip kendi elindeki kanı yine halkın kanıyla temizlemeye çalıştı.
    (halkingunlugu.net)

  4. rozer Cevapla

    25/11/2011 at 10:05

    eli kanlı katiler .müslümnmışlar tayıpin övündüğü müslümanlık bu olsa gerek gerçi bunları dini şüpeli ataturk kimdır ane baba 2 tane bulmaşlar dede nenesı kim?

  5. rozer Cevapla

    25/11/2011 at 10:09

    ulusLAR ARASI ÇIKARLARMIŞ SENARYOLARMIŞ BUNUN HESABI VERCEKSINIZ MHP DİŞİSI DIYORKI SENARYO BİLİYORUZ MHP NIN ELİNDE GÜÇ FIRSAT OLSA BU GUN YAPARDI KÜRTLERE AMA YOK KISILMIŞ ŞAŞIRMIŞ KALMIŞ

  6. Ama zaten biliyorduk sadece devletin satin aldiklari raybewrlerin uydurmasi inonui ataturk olmasaydi kokumuzu kazarlardi yalanini daga siginmis bazi zavali masumlara asiladilar esasten katliamin 1930 larda pilanladigini ataturk dahil inonu bunlar Dersimin katileri bunlar katiami yapan yone ten mahluklardir!!!

  7. Kazım Ergin Cevapla

    26/11/2011 at 10:45

    Dersim harekâtının başlatılması emrini Atatürk vermiş olabilir. Ama o zulümden, işkenceden yana değildi. En büyük talihsizliğ, birbirinden merhametsiz iki kişinin o sıralarda başvekil olmalarıydı. Kürt vatandaşlarımızın, Dersim’de insanlık suçu işleyerek zulm ve işkence yapanları birer birer araştırıp bulmalarını ve dünyaya duyurmalarını öneririm. Örnek olarak, son incelerimin birinde Albay Şevket ismine rastaladım, korkunç işkenceler yapmış. Sizler de araştırın, soruşturun ve diğerlerini tesbit edin…

  8. gunes Cevapla

    11/06/2013 at 15:22

    Katlimda Ataturk , inonu , Celal Bayar ve Sabiha gokcenin imzasi vardir. Emri bizzat Ataturk vermistir ; bunu Sabiha Gokcen de soylemistir.
    Ataturk Sabiha Gokcene: Git oraya ucakla sakin coluk cocuk deme acimadan hareket eden herseye atesle denilmistir. O da bu yetkiyle kecileri bile bombalamais

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>