Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Kardelen Soğanının Bahar Aşkı!

Haberler

Kardelen Soğanının Bahar Aşkı!

Kardelen Filizi çaresizce bu kabusu bir an önce sona erdirmek için; ince ve narin gövdesini soğuk rüzgara ve havada dans ederek düşen kar tanelerine teslim etti.
Asmen Ercan GÜR

Bıçak gibi keskin ve soğuk rüzgarların estiği bir kış günüydü.
Evrenin büyük ve sevimli yıldızı güneş, sıcak kolları ile yeryüzündeki her şeyi kucaklıyordu.
Bu sıcak etki ile böyle günlerde soğuk rüzgarlar hükmümsüz kalıyordu. Bu günlerin birinde ; bu sımsıcak sevgiye Kardelen Soğanı  karşılık vermek istedi.
Güneşin ılık ışıkları ile su damlalarına dönüşmeye yüz tutmuş kristalize kar tanelerinin incelmiş tabakası altındaki Kardelen Filizi usul usul  kıpırdanmaya başladı.
Nasıl kıpırdanmasın ki; su ve güneş ışıklarının kol kola oynadığı ‘Renkler Cümbüşü’ oyunu başını döndürmüş, aklını başından almıştı…

Duyduğu mutluluk ve heycana yenik düşerek; bir iki güne kalmadan; ürkek ve narin boynunu yumuşamış toprağı delip kristalize olmuş kar tanelerini de öteleyerek doğruldu.
Tekrar, yine, yeniden hayata; ‘Merhaba!’ dedi. Topraktan aldığı en güzel renklerini güneşe ve mavi gökyüzüne hediye etti. Çok mutluydu Kardelen Filizi.
Ancak bu mutluluğun doruğa çıktığı anlarda tuhaf bir korku da onu yokluyordu. Böyle anlarda mutluluğu yarım kalıyor ve yaşadığı bu dugudan nefret ediyordu.
Yine de kendini insorgulamıyor değildi: “Nedir bu çelişki, bu güzel buluşmayı yaşıyorum ama; sanki diğerlerinden biraz farklı gibi…”

Bu sefer yanlız değildi kardelen filizi. Nedense beraberinde kuşku ve korkularını da getirmişti.
Devamlı olarak yüzleşmekten ve sorgulamaktan da kaçındı, erteledi bu duyguları.
“Aman! Biraz tadını çıkarayım bu güzel havanın ve sıcaklığın…”
diyerek, bir tarafdan da; “Yok canım  olur böyle bazen arada bir soğuk esintiler…” diyerek iç geçirdi.
Sonraki bir kaç gün güneş hiç görünmedi.Böyle olunca ortalığı soğuk rüzgarlar kasıp kavurdu.Gökyüzünü beyaz, gri yüksek bulutlar;
dağların yamaçlarını da beyaz bir sis ve duman kaplamıştı. Bu yaklaşmakta olan tipinin habercisiydi.
Bütün bu olan bitenler karşısında çılgına döndü Kardelen Filizi. “Yer yarılsa da içine girsem.” diye düşündü, utancı ve kederinden.

Yanıbaşında kara gövdesi ile yıllara meydan okuyan şekok ağacına* baktı. Gözleri, henüz uykuda olan tomurcuklanmamış kuru dallarına takılınca; hepten söndü bütün umutları.
Vucuduna çekilen can suyu o an buz kesti. Böylece bahara kavuşmak için yüreğinde yaktığı sevda ateşi de söndü, an be an…

Ona hayat veren, ona can veren su damlaları çoktan buz kristallerine dönmüştü bile. Sanki; oynanan bu oyunda hiç suçları yokmuşçasına.
Kardelen Filizi çaresizce bu kabusu bir an önce sona erdirmek için; ince ve narin gövdesini soğuk rüzgara ve havada dans ederek düşen kar tanelerine teslim etti.
Doğa bir kez daha oyununu oynamıştı. Bu oyunda zayıflıklara ve aldanılmışlıklara yer yoktu. O, bu oyunu devamlı oynamaktaydı.

Çünkü daha güçlüler ve daha doğrularla yoluna devam etmek istiyordu. Bu hep böyle oldu.
Taa ki; insanoğlu ateşi ve tekerleği bulana kadar…
Ondan sonra günümüze kadar her şey ters düz, alt üst olmaya başladı.
Kardelen Soğanı; “İşığın donuk boşluğunda…”** geçici bir yenilgi yaşamıştı ama; sonraki yıllar tekrar ve yeniden hayata hep “Merhaba!” dedi.

*  Armut ağacının küçük meyveli aşılanmamış yabanıl türü.
**öğretmen-yazar Nilüfer Altınbaş’a ait bir söz.

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Haberler

To Top