Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

TİKKO, Ovacık’ta Taksiciyi Kaçırdı

Dersim

TİKKO, Ovacık’ta Taksiciyi Kaçırdı

Dersim Ovacık’ta  taksi şoförlüğü yapan Cemal Beyazgül adlı vatandaş, TİKKO militanları tarafından kaçırıldı. 

Dersimnews.com/Dersim – Dersim Ovacık’ta ticari taksi şoförlüğü yapan Cemal Beyazgül adlı vatandaş TİKKO tarafından kaçırıldı.

Ovacık İlçesi’nde ticari taksicilik yapan evli ve iki çocuk babası Cemal Beyazgül’den üç günden bu yana haber alamayan ailesi jandarmaya başvurdu. Jandarmanın yaptığı incelemeler sonunda Beyazgül’e ait ticari araç ilçeye bağlı Çakmaklı Köyü yakınlarında terk edilmiş halde bulundu. Alınan bilgilere göre  Cemal Beyazgül’ün, TİKKO tarafından kaçırıldığı ortaya çıktı.

“ÖRGÜT AİLEYE BASKI YAPIYORDU”

Konuyla ilgili Çıla Gazetesi‘nde yer alan habere göre, örgüt aileye baskı yapıyordu.   Çıla Gazetesi’nin haberi şöyle:

“Dersim’in Ovacık ilçesinde hayatını taksicilik yaparak kazanan  Cemal Beyazgül TİKKO tarafından, Ovacık’ı bağlı Çakmaklı köyü yakınlarında kaçırıldı. Bir yıldan beridir TİKKO tarafından rahatsız edildiği söylenen Beyazgül, gazetemizin Ovacık halkından edindiği bilgiye göre, fırın ve küçük bir otelleri olan aile örgüt tarafından bir süreden beri tehdit ediliyordu. Örgütün Beyazgül ailesinden para talebinde de bulunduğunu söyleyen pek çok kişi, örgüt’ün Beyazgül’e erzak ve benzeri işlerini yaptırmak istediğini ancak Beyazgül’ün bunları yapmak istememesi üzerine Çakmaklı köyüne çağrıldığını, olay yerine giden Cemal Beyazgül’ün kaçırıldığını söylediler. Bir süreden beri  örgüt taraftarları aracılığı ile Beyazgül ve ailesi  hakkında itibarsızlaştırma çalışması yapıldığını söyleyen Ovacıklılar, bu tür kaçırılma ve sonrasında, kaçırılanların ölüm haberinin gelmesinden rahatsız. Olayla ilgili görüştüğümüz pek çok Ovacıklı, Beyazgül’ün hayatından endişe ettiklerini söylediler.”

26.06.2013

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
5 Comments

5 Comments

  1. cesur yürek

    27/06/2013 at 09:34

    GEÇEN SENE YİNE BİR FIRIN İŞÇİSİ İŞBİRLİKÇİ DİYE YİNE BİR TAKSİCİ HAİN DİYE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ.BENİM AKLIM ALMIYOR ARKADAŞLAR HEP FAKİR ARKADAŞLAR KENDİ YAĞI İLE KAVRULAN EMEKÇİ İNSANLAR İŞBİRLİKÇİ OLUYOR.NİYE ACABA?FIRIN İŞÇİSİ İŞBİRLİKÇİDE EKMEĞİ SATAN FIRINCI NEDEN İŞBİRLİKÇİ OLMUYOR.ÇÜNKÜ ZENGİNDEN PARAYI ALIP HAYATINI BAĞIŞLIYOR.OLAN FAKİRE OLUYOR.ULAN BÖYLE ADALET OLUR MU.DEVLETİN ADALETİ BUNDAN DAHA İYİ.HİÇ OLMAZSA DEVLETİN MAHKEMESİ CANINI ALMIYOR,SADECE İYİ HAPİS CEZASI VERİYOR.YANİ 6 YILDIR BURDAYIM,BUNLARIN ADALET ANLAYIŞINI DA ANLAMADIM.ZATEN HALK O YÜZDEN BUNLARDAN BIKMIŞ YA.

  2. özgür umut

    27/06/2013 at 20:53

    merhaba
    Haberiniz okudum. Çıla gazetesinden alıntı yaparak bir haber yayımlamışsınız.
    Sizi yıllardır takip eden bir okurunuzum.
    Bölgeyi tanıyorsunuz. Hemen her örgütün neler yapıp yapamayacağını da. Gazetecilik etiği ve demokrat duruşunuzun bir gereği olarak böyle bir alıntı sizin bu birikiminize uygun olmamış diye düşünüyorum.
    Konuyla ilgili alıntı yaptığınız gazetenin sanki JİTEM’den bahseder gibi haber yaptığını fark etmemiş olamazsınız.
    Gazetecilik ahlakı açısından konunun netleşmesini yada herhangi bir açıklama yapılmasını bekleseydiniz olmaz mıydı? “Biz gazeteciyiz alıntı yaptık diyerek bir köşeye çekilemezsiniz. Devrimci bir örgüt hakkında yapılan karalamalar karşısında “onay”vermiş oldunuz.
    Elbet böyle bir seçimde yapabilirsiniz.
    Eğer öyleyse bizde bundan sonra sizin nerede durduğunuzu öğrenmiş olacağız.

  3. Koo Sur

    28/06/2013 at 18:20

    (Makale/Yorum)

    BİZİM GERÇEĞİMİZ, BİZİM BÜYÜK ŞÜPHEMİZ!

    DERSiM´de, bizim topraklarımıza “devrim” denilen şey bize ölüm getiriyor. Bize, “devrim” ölümle geliyor! Bizde, ölümün ikinci adı ‘devrimdir”!
    Türkiye’ de devlet, biz Dersimlileri yaşamın her alanında dışlıyor, geri birakıyor ve red ediyor.
    Yani devlet bizi, ticaretde, eğitimde, dilde, dinde, kültürde, ulaşımda, sağlıkta … yani hayatın hemen hemen her önemli alanlarında desteksiz bırakıyor. Böylece Türkiye´ye tam, sağlam entegre olamızı, uyum sağlamamızı engelliyor. Niye acaba? Büyük tahmin, büyük şüphe: Herhalde bizim de güce ve kuvvete sahip olmamızı ve yönetime katılmamızı istemiyor!
    Büyük ihtimalle devlet, Alevi olarak ve Zazaca konuşanlar olarak bizim de, özgür olmamızdan, güce ve kuvvete ortak olmamızdan rahatsızlık duyuyor! Bu ülkede hak ve söz sahibi olmamızı istemiyor!
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümetleri galiba bizi, hep yoksul, kenarda ve köşede çaresiz, hasta ve dilenci olarak görmek istiyorlar.
    Bu tahminler, bu düşünceler tam gerçek mi, bütünüylen doğru mu, değil mi? Bilmiyoruz! Ama bu durum, bizim inandığımız bir gerçektir! Biz bu durumu, yıllardır hayatımızın gerçeği olarak göryoruz! Bu gerçeği en açık haliylen, yalın haliylen sürekli yaşıyoruz! Ve böyle bir yaşam içine haps edilerek, korku ve yılgı içindeyiz. Biz hep korku içindeyiz! Korkudan bağırıp çağırıyoruz, korkudan direniyoruz, çünkü Dersim’de her gün korku var kapımızda!
    Kısacası biz, 1938 katliamından bu yana, nesilden nesile, korku içinde yaşıyoruz!
    Sorarsanız: Bu şüphe nerden geliyor bize? Cevap: Bunu en yalın şekilde hayatımızın gerçekleri ve devletin tutumu gösteriyor bize! Biz soralım: Peki devlet bizim için ne yapıyor? Türk devletimiz, gelen giden hükümetlerimiz bizi koruyor mu? Devlet bizi, bize sürekli şiddet uygulayan bu tür “sol” ve “devrimci” görülen grupların elinden kurtarıyor mu? Şiddet yanlısı Kürt grupların elinden kurtarıyor mu? Hayır!
    İşte budur bizim gerçegimiz, budur bizim şüphemiz: Devlet, bizi bu şiddet kullanan sahte sol veya ne olduğu bilinmeyen gruplar ve şiddet kullanan Kürt grupları aracılığla, 1938’de kitle katliamı yerine, hergün azar azar harcıyor, ve gençlerimizi kriminalize ediyor ve üstelik bunları kendi halkına karşı, kendi akrabalarına karşı da kullanıyor.
    Bu şüphe bir yanlışsa veya bu sırf bir şüpheyse ve doğru değilse, o zaman devlet neden en çok kurban veren Dersimin yaralarını sarmak istemiyor? Türk Devleti istese, o “yüce” ve “derin” gücüyle bunun önüne geçemez mi? Devlet seyirci kaldığı için ve özellikle bizi bir vatandaş olarak en temel haklarımızla korumadığı için, doğal olarak böyle bir şüphe içindeyiz! Devlet ve gelen giden hükümetleri, bilhassa bize karşı değişmeyen katı tutumlarıyla bizim şüphemize açıklık ve beraklık sağlıyorlar.
    Türk Devletin, bizim gençleri kriminalize ettiğini, Almanca yayın yapan haftalık politik ve objektiv bir dergi bunu yıllar önce açık bir şekilde yazmıştı.

    Bu bağlamda açık şüphemiz ve çekinmeden vardiğımız sonuç:
    Türkiye Cumhuriyeti Dersimi, Alevileri korunmasız bırakarak, hayatın çesitli alanlarında dışlayarak, sonra da çeşitli kriminal gruplar aracılığıyla, mesela “sol/devrimci” görünümündeki bazı gruplar aracılığla, içten avlıyor ve harcıyor. Yani devlet bizi, önce dışlıyor, korkutuyor, panik içinde tutuyor, horluyor, yaralıyor, küstürüyor, kırıyor, ….. ve sonra da “kurtuluş” için, “güzel bir dünya” için, “özgür ve güzel bir yaşam” için gelen gruplar vasıtasıylan avlıyor ve bu umutlarlan yine harcıyor. Ve bu tür umutlarla ikinci defa harcıyor. Şeytan çemberi buna derler!
    İşte biz en azından son 35-40 yıldır böyle bir çember, böyle bir kör düğüm içindeyiz!
    Bir vatandaş olarak yıllardır bunun tersini özlüyoruz!

  4. Newdar

    28/06/2013 at 20:35

    Çok önemli iki nokta:

    1) Bu gruplar devrimci olsa, insanların katili olmazlardı! Dersimlilerin katili olmazlardı!
    2) Bu hakaretleri gören Dersimliler, bu (güne kadar) öldürülen Dersimliler, hakikatten ajan olsalardı, böyle sahipsiz olmazlardı. Ajanların da bir sahipleri vardır, bir koruyanları vardır.

    Yeryüzünün en sahipsizleri Dersimlilerdir, Alevilerdir!
    Bu yüzden bize yapılan hakaretler, çektirilen zülüm hep karanlıkta kalıyor!

  5. malim

    28/06/2013 at 23:07

    Yillardir marks lenin maho dedip durdunuz ve dersimde konakladiniz haydi bakalim sizin o dediginiz devrimci örgütleri bir konya ovasina
    yollayin görelim sizi o yigit dediginiz devrimciler korkaklar cünkü korkak olmasalar üc bin nufuslu ovacikta hersene taksici kacirmazsiniz mesela Konya Kayseri Trapzon Rize ye bir acilinda görelim sizleri.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 + two =

More in Dersim

To Top