Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

SON DAKİKA: Taksim Dayanışması Üyeleri Serbest Bırakıldı

Haberler

SON DAKİKA: Taksim Dayanışması Üyeleri Serbest Bırakıldı

Çağlayan Adliyesi’nde hakim karşısına çıkan 12 kişi savunmalarının ardından serbest bırakıldı.

Dersimnews.com 

SON DURUM: Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen  12 kişi serbest bırakıldı. 

Mücella Yapıcı:

“Ben 62 yaşında, sağlık sorunları olan ama çalışmak zorunda olan sıfır mülkiyeti olan bir kadınım. İsteseydim çok farklı konumda
olurudum ama hayatımı ben böyle seçtim. Hayatımda tek çizgiyi tek bir kuruşu dahi usulsüz arsız hayasız şerefsiz kazanmadım. Burada bir
fezleke var Taksim olaylarını anlatan, bu külliyen hatalı, daha yargıladığı şeyin ismini bilmiyor. Olabilir. Burada verilen hiçbir belge suç unsuru içermemekle birlikte Taksim Dayanışması’na ait değil. Başbakan Gezi Parkı’yla AKM’yle birlikte anılan bu yer, 98’den beri koruma altına alınmış cumhuriyetin ilk kamusal planlamasıdır bu nedenle bölünmezdir. Maalesef hiçbir karar alınırken sayın başbakanımız bir çılgın proje hazırladı, Taksim’i yayalaştırma projesi ilan etti. Orada üç kez yıkılan mimarlık açısından Türkiye tarihinde de güçlendirilmesi, koruma kurullarına aykırı olarak bir kışla ihya edeceğini söyledi.

 

Biz Mimarlar Odası olarak bir plan yokken ortada bekledik bir plan çıksın diye. Sonuçta bir plan yapıldı. Taksim kamusal alan ve ciddi simgesel önemi var, o kadar tuhaf kararlar var ki onun için basına ve tüm örgütlere haber verdik. Bu benim görevim. Parkın park olmaktan daha kritik olanı deprem anında çadır kurulabilecek başka
alan yoktur.

 

Bu kentin ölümü demektir. O toplantıda kurumlar olarak Taksim Dayanışması adını almaya karar verdik. Sonra biz dava açtık. Dava beklenmeden kazılara girildi ve ne yazık ki dava iptalle sonuçlandı ve biz o kararı 3 Temmuz’da tebliğ aldık.

 

Ben dedim ya size görevimi, yönetim kurulu toplantısından dönüyordum 27 Mayıs, bir telefon geldi hepimize mahalledeki arkadaşlara, bir buldozer girdi Divan otelin oraya girdi yıkım yapıyor diye. Divan otel tarafındaki inşaat kısmı son derece hukuksuz projeye dayanmayan bir kazıdır. Biz gece yarısı operasyon, gece yarısı kanunlara, gece yarısı ruhsatlara alıştık şantiye şefiniz burada mı diye sormak zorundayım. Nasıl gecenin 11’inde siz bunu yapıyorsunuz? Hangi izniniz var? Yok dediler. O zaman bunu yapamazsınız dedik. Peki dediler. Biz o gün 3,5’a kadar 30 arkadaş durduk. 28 Mayıs’ta bu duyuldu saat 11’e doğru makineler geldi ve girmeye başladılar. Makineler geldikten sonra bir takım 30-40 sivil geldi, kaçak inşaat yapılan yere sırtlarını döndüler. Kaçak inşaatı korumak üzere geldiler. Açıkça gaz sıkmaya başladılar ve kırmızılı kadın resmi vardı hatırlarsınız. O insanlara zabıta gömleği giydirildi. Şantiyeye gittim tekrar şantiye şeflerini sordum bana kepçeci cevap verdi.

 

Anıtlar Kurulu’ndan biz hiçbir iznin olmadığını öğrendik, suç duyurularını öğrendik. Parkın borularını ve enerji hattını patlattılar. Enerji hattıyla su bir araya geldi. O anda inanın ağaç bile umrumda değildi. Kepçe oraya kepçesini atsaydı kepçeci ölecekti. O arada milletvekillerimizi çağırdık. Hissiyati olarak gidip orada çitlembik ağacına sarıldım tek başına. Sonra birkaç arkadaş geldi polis beni çembere aldı. Benim yüzüme bir tüp gaz sıktı. Bunların tüm kayıtları El Cezire televizyonunda, Hürriyet’te kayıtlı istenirse bunu verir. Sonunda ben hastanelik oldum. Ertesi gün milletvekilleriyle buluştuk, çevik kuvvet geldi ve Mete caddesinde kavuniçi gaz atıldı ve ben orada öleceğimi sandım.

 

O güne kadar ne olduysa 6 Haziran’da böyle bir dosyayla teslim ettik bize teşekkür ettiler o belgeler üzerine soruşturmalar başladı. Şimdi park açıldı dendi, Taksim Dayanışması’nın tüm bildirileri açıktır, burada twitlerden bahsediyor, 62 yaşında kadın olarak ne Twitter anlarım ne Facebook. 40 yıldır mimarım benim evimde ne notlar var, bir kağıt bulunmuş velev ki benim bir takım sendika.org’tan notlar var. Ankara mimarlar odasında konuşarak aldığım notlar bunlar.

 

Ben oraya gittim polis müdürü mü amiri mi bilmem ben ilk kez gözaltına aldım. Bu ayıp mı ayıp. Kızımla beraber parkın açıldığını duyunca odadaki arkadaşlarımla parka gidelim dedik, peyzajını merak ediyordum. Biz gittik birden tomayla karşılaştık. Nereye gidiyorsunuz dediler. Niye? Kanunsuz. Parka gitmenin neresi usulsüz? Bizi itmeye başladılar. Arkadaşlarım benim sağlığımı düşündükleri için beni korudular. Sırf benim yüzümden gözaltına alındılar. Direndiysem arka tarafında direnmişimdir. Bizi çeke çeke ite ite bir çembere alarak bir yere sıkıştırarak kızımı saçlarından tutup almaya götürdüler. Ben çocuğumu vermem. Vermedim. Ben de onlarla gözaltına alındım. Bu yaşta gözaltına alındım, Ççamaşırım çıkartılarak yere çömelerek öksürtüldüm, ilaçlarım zamanında verilmedi, kapalı bir odaya kondum iki gün daha buradasın dendi. 220’ye açıp baktığınızda işlenen suçlara, yasalara aykırı yapılan her işe karşı çıkmak için buradayım. Salıverilmeyi de istemiyorum. Bu mahkeme görülsün. Çok özür dilerim.”

*** 11 kişi savunmasını yaptı son olarak Mücella Yapıcısı savunma yapıyor.  (21.47)

Haluk Ağabeyoğlu avukatı Gülizar Tuncer:

Esas tartışmamız gereken suç ve suçlu kavramı neye tekabül ediyor. Kim suç işliyor? Bizim müvekkilerimiz ağaçlara sahip çıktığı için idare mahkeme kararını uygulattığı için demokratik tepkilerini ortaya koyduğu, ifade özgürlüğünü kullandıkları için suçlu oldu. Esas burada suç işleyen devlettir. 1 Mayıs’tan beri Taksim’i halka kapatarak, vahşet uygulayarak kolluk güçleri, 8 bine insanı yaralayarak, yüzlerce insanı gözaltına alarak. Bu soruşturma sonucunda da muhtemelen çokça insan hakkında dava açılacak. Tüm bu davalar baskı, sindirme, gözdağı
davalarıdır.

 

Tüm bu olaylar sürecinde eğer yargı organları kışkırtıcı arıyorsa bu ülkenin Başbakan’ına bakmak durumunda. Başbakan, İçişleri bakanı, Vali, emniyet müdürü asıl onlar kışkırtıcı. Yapılanlar da gaz atan, plastik mermi kullanan, göz çıkaran, kafaya gerçek mermi sıkan görevliler değil bizzat, onları bu görevi yapması için kışkırtan, ödüller veren, kahramanlık yaptınız diyenlerdir.

 

Ama nasıl yargı işleyişimiz var? Polis memuru göz göre göre öldürdü, tutuklanmadı. Ama anayasal hakkını kullanmak isteyenler suçlu yerine getiriliyor. Sadece devlet terörü değil yargı terörü. Bizzat başbakan talimatıyla yürütülüyor bu soruşturmalar. Gezi parkına, Taksim’e çıkan herkes teröristtir dediler. Milyonlarca insan hakkında dava açılması lazım, nasıl yapacaksınız? Ülkenin değişik illerinde farklı platformlar oluşturdu, onları da kışkırtıcılıkla alın. Esas tartışmamız gereken budur.

 

Burada hukuk yok. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu uygulamaya çalışıyor insanlar. Bu ülkenin yasalarında ifade özgürlüğü için izin almak diye bir şey yok. Ama başbakan yasak deyince yasak oluyor. Yargı bir baskı aracı olarak kullanılıyor hükümet tarafından. Size yargı sürecinde etki eden etkenler nedir acaba?

 

Yargıç: Onu nereden çıkartıyorsunuz? İşi siyasete dökerseniz olmaz. Ben savunma istiyorum sizden.

 

**Mücella Yapıcı, Ali Çerkezoğlu, Akif Burak Atlar, Beyza Metin, Aral Demircan savunmalarını yaptılar. (19.45)

**Akif Burak Atlar,Mehmet Sabri Orcan savunması bitti. Sırada Ali Çerkezoğlu’nun savunması devam ediyor. (18.20)

 Ali Çerkezoğlu: “olay günü yolu kesen polislere parka gideceğimizi söylediğimiz anda polisler müdahale etti ve gözaltına alındık. Suç örgütü kurmam mümkün değil. Ben Tabip Odası Sekreteriyim. Yaptığım her şey mesleğim ve meslek örgütümün görevi gereğidir”

Mücella Yapıcı: “Bu hareketi organize etmekle suçlanıyorum. Bu bir onurdur ve bu uğurda müebbet bile yatarım ama halka haksızlık olur.”

GELİŞMELERİ AKTARACAĞIZ…

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

8 Temmuz’da Taksim’de gözaltına alınan 50 kişinin Çağlayan Adliyesi’ndeki ifadeleri tamamlandı. Savcılık Taksim Dayanışması üyeleri İstanbul Tabip Odası Sekreteri Ali Çerkezoglu, Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, Sabri Orcan, TMMOB İKK Sekreteri Süleyman Solmaz, Aral Demircan, İstanbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar, hakkında tutuklanma talebinde bulundu.

ÖRGÜT KURMA SUÇLAMASI

Aralarında Mücella Yapıcı ile İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişiye ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ polise mukavemet’ ve ‘gösteri kanuna muhalefet’ suçlaması yöneltildi.

Tutuklaması istenilen diğer 7 kişiye ise ‘polise mukavemet’ ve ‘gösteri kanuna muhalefet’ suçlaması yöneltildi.

İfadesi alınan 50 kişiden 38’i serbest bırakıldı. Savcılık  12 kişi hakkında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Savcılık 12 kişi ile ilgili tutuklamaya sevk gerekçesi olarak “suç örgütü” kurmayı gösterdi.

Savcılığın tutuklanma talebinde bulunduğu 12 isim:

İstanbul Tabip Odası Sekreteri Ali Çerkezoglu, Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, Sabri Orcan, TMMOB İKK Sekreteri Süleyman Solmaz, Aral Demircan, İstanbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar, Haluk Ağabeyoglu, Beyza Metin,TKP İstanbul İl Başkanı Kamil Tekerek,, HDK MYK Üyesi Ender İmrek, Arda Mustafa Aytaç ve Erdem Ateş tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diğer isimler serbest bırakıldı.

 

BO5HPLOCQAAblWi

 SOSYAL MEDYAYI ÖRGÜTLEMİŞLER!

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberin göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü hazırladığı fezlekede Taksim Dayanışması’nın suç örgütü olduğunu ileri sürdü.

TWİTTER… YİNE O ‘BAŞBELASI’!
Fezlekede Taksim Dayanışması’nın olayların başladığı 27 Mayıs’tan 22 Haziran’a kadarki Twitter çağrıları altalta konduktan sonra gruba şu suçlamalar yöneltildi:

– Başta Twitter olmak üzere Facebook, ve çeşitli sosyal ve yazılı basın aracılığıyla İstanbul halkını Taksim Meydanı’na çağırıp kamu düzeni ve güvenliğini ciddi şekilde zarar verdi.

– Yapılan açıklamalar ve tweetlerle devletin polisi sanki düşman gibi lanse edilip (TOMA’ları kovaladık) vatandaş bu yönde yönlendirildi.

– Binlerce insanın Taksim Meydanı başta olmak üzere çeşitli meydanlara çıkmasına çalışıp, marjinal grupların provokasyonuna zemin hazırladı.

– Yaşanan müdahalelerde yüzlerce polis ve vatandaşın yaralanmasına neden olundu. Bu yaralamalara karşın çağrılar devam etti.

– Gezi Parkı ve çevresi işgal edilerek kamusal alan olarak kullanılmasının önüne geçildi.

– Beyoğlu, Şişli ve Beşiktaş ’ta trafiğin günlerce kapalı olmasına neden olundu.

– Bölge esnafının büyük ekonomik zarar görmesine neden oldu.

Fezlekede, Taksim Platformu adına açıklama yapan kişi ve grupları yönlendirenler olarak şu isimler gösterildi: TMMOB Başkanı Eyüp Muhcu, Semt Dernekleri Sözcüsü Cem Tüzün, Taksim Dayanışması’ndan Derya Karadağ, Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Beyza Metin, KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu ve Şehir Plancıları Odası Şube Başkanı Tayfun Kahraman.

DAYANIŞMA TÜM ÜLKEYİ YÖNETMİŞ

Mimar Mücella Yapıcı’nın evinde yapılan aramada bulunduğu iddia edilen bir A4 kağıdına göre; “sendika.org”, “video occupy”, “hemzemin”, “dayanisma.org”, “gezi postası” ve “gezi hukuku” gibi internet sitelerinden yapılan çağrılarla “halk arasında kargaşa ortamı oluşturulduğu” da iddia edildi. Ayrıca yine evde çıktığı iddia edilen kimi notlara dayanılarak Taksim Dayanışması’nın tüm Türkiye’deki eylemleri yönlendirdiği savunuldu.

TKP’Lİ BAŞ’A ‘SOSYAL MEDYA’ SUÇLAMASI

Fezlekede 8 Temmuz’da Taksim Dayanışması üyelerinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan olayda Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, HDK Yürütme Kurulu Üyesi Ender İmrek ve Haluk Ağabeyoğlu için ‘olayları organize ettiği ve yönlendirdiği değerlendirilen kişiler’ ifadesi kullanıldı. TKP MYK üyesi Erkan Baş ve 9 kişi, “sosyal medya üzerinden valilik ve emniyet birimlerince Gezi Parkı ile ilgili alınan tedbirleri zorlayıcı ve halkı buraya gitmeleri yönünde kışkırtır nitelikte provokatif yazışmalar” yapmakla suçlandı. Ayrıca 9 göstericinin yıllar önce katıldıkları yasal eylemler fezlekeye kondu.

DAYANIŞMA ÖNLÜĞÜ DELİL OLDU
Şüphelilerden elde edilen deliller arasında baret, eldiven, gaz maskesi, güneş gözlüğü, deniz gözlüğü, makas, kırmızı bez, üzerinde ‘kudurmuş’ yazılı afiş ve Taksim Dayanışması yazılı önlük ve motosiklet kaskı yer aldı. Yalnızca bir kişide bilye ve sapan bulundu.

Fezlekede ayrıca 31 Mayıs’ta 81, 1 Haziran’da 106, 4 Haziran’da 82, 5 Haziran’da 65, 12 Haziran’da 55, 13 Haziran’da 1, 16 Haziran’da 175, 23 Haziran’da 27, 29 Haziran’da 11, 6 Temmuz’da 61, 8 Temmuz’da 50 kişinin gözaltına alındığı bilgisi yer aldı.

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine + 17 =

More in Haberler

To Top