Connect with us
Dersimnews.com 12 yaşında!

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Başbakanın Dersim Özrü

Haberler

Başbakanın Dersim Özrü

Paylaş

Dersim 38 anmalarına katıldığı için “örgüt üyeliği”den 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Dersim Kültür Derneği Başkanı Ali Mükan’ın gönderdiği mektubu yayınlıyoruz. 

 Dersim Kültür Derneği Başkanı Ali Mükan’ın Dersimnews.com’a yayınlanması için gönderdiği mektup:

 

Dersim Kültür Derneği Başkanı Ali Mükan (ortada)

Dersim Kültür Derneği Başkanı Ali Mükan (ortada)

Tayyip Erdoğan grup toplantılarında Dersim’i dilinden düşürmüyor. Her seferinde ana muhalefet pastisine seslenerek Dersim 38’de yaşananlardan sorumlu tutup özür dilemeye ve yüzleşmeye davet ediyor. Yapılanlara faşizm deyip, literatürde varsa, özür dilerim dediği Dersim 38 siyasetçilerin politik çıkarları için kullanacakları sıradan bir olay değildir. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

Toplumları kutuplaştırıp yönetmek için halkların var olan sorunlarını yıllarca sürüncemede bırakıp bu sorunları kullanarak siyasal çıkar elde etmek devlette bir gelenek haline gelmiştir. Bunun Dersim’deki karşılığı ise bugünkü iktidarın pratikte geçmişteki asimilasyon politikasında ısrar ederken söylemde ana muhalafet partisini zor durumda bırakmak için Dersim’i dilinden düşürmeyip özür ve yüzleşmeden bahsetmesidir.

Literatürde varsa özür dilerim diyen Başbakan’a ve AKP hükümetine soruyoruz, Dersim’in acılarını politik çıkarlarınıza alet ederken,  “Alevi açılımı” adı altında inancımızı tanımlama hakkını size kim veriyor. Müsaade edin  de  Dersim Kızılbaş/Alevi inancımızın ibadetlerini örgürce yerine getirelim. 6 tane HES ve baraj yaptınız, kutsal mekanımız Gole Çetu, köylerimiz, mezarlarımız, tarım alanlarımız bu barajların suları altında kaldı. İnsanlarımız göç etmek zorunda kalırken, bunlar yetmedi 18 tane daha HES ve baraj yapmayı planlıyorsunuz. Dersim’i düşünüyorsanız kutsal mekanlarımızı, yaşamımızı idame ettiğimiz doğamızı sular altında bırakacak, ikinci bir 38’i yaşatacak bu projelerden vazgeçin. Dersim halkını fişleyerek geçmişte “çıban” bugün ise herkesi “terörist” ilan edip yerel yöneticileri, kurum temsilcilerini, Dersim davasında öne çıkmış aktivistleri düşüncelerinden dolayı zindanlara atmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?  Ağıtları ve acılarıyla babadan oğula, kuşaktan kuşağa aktarılan bu travmayı gelecek kuşakların aynı şiddetle yaşamaması için yapılan çalışmaları, her türlü yalan ve hileye başvurarak  engellemekten  ne zaman vazgeçeceksiniz? 70 yıl sonra Seyit Rıza ve Dersim’in önde gelen seyitlerinin idamlarının yıldönümünde anmalar düzenleyip mezar yerlerinin açıklanmasını talep etmemiz; 4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulunun aldığı “soykırım karar günü”nü lanetlemek, katledilenlerin yasını tutup o günü “kara gün”, yas günü ilan edip dünyada soykırıma uğramış halkların şahsında Dersim 38’in yasını tutmak neden halen suç sayılıyor? Sizleri rahatsız eden Dersim’in tarihi gerçekleri mi? Seyit Rıza ve Dersim’in seyitlerini yargılayan istiklal mahkemesi cumhuriyet başsavcılarından Hatem Şahamoğlu’nun “Ermenilerle işbirliği içindeler, bölgede bir kilise ve haç’a zaman zaman tapınmalarını lanetli bir şeymiş gibi” yazmışsa da eksik bırakmıştır. Bizler tamamlayalım, Dersim’in sünnileri de alevilerin kutsal mekanlarını halen ziyaret ederler. Alevisi, sünnisi, ermenisi,zazası, kürdü, türkü bütün renkleriyle özgürce yüzyıllardır yaşadığı o toprakların adıdır, Dersim.

Yüzyıllardır seferler düzenlenerek yok edilmeye çalışılan Dersim, her seferinde kendini var etmeyi başarmıştır. Bugün, Dersim’in doğasını ve kültürünü savunduğumuz için susturulmaya çalışılsak da asla yalnız yürümediğimizi biliyoruz. Sesimizi Taksim Gezi Parkı’ndan yükselen ve bütün ülkeye yayılan o sese katıyoruz: Her yer Taksim, her yer Dersim, her yer direniş!

Ali MÜKAN 

Dersim Kültür Derneği Başkanı 

Malatya E Tipi Cezaevi 

    

 

1 Comment

1 Comment

  1. Koo Sur

    25/07/2013 at 09:48

    Şeytan Çemberi buna derler:
    Dersim girdiği çemberden çıkamıyor.

    Toplumsal dışlanma nedir? Kısaca bir tarif:
    Toplumun bir kesimini (dininden, dilinden, renginden veya politik görüşünden dolayı dolayı)ticaretde, eğitimde, dilde, dinde, kültürde, ulaşımda, sağlıkta ve kısacası her türlü kalkınmada … yani hayatın hemen hemen her önemli alanlarında Devlat ve kurumları tarafından desteksiz bırakılıyorsa, buna bir eşitsizlik ve dışlanma derler.
    Bu eşitsizliğe karşı hep tepki olacak. Bu eşitsizlik tepkileri hep bereberinde getirecek. Bu ayrımcılık bir çok tepkilere hep zemin hazırlıyacak. Bu tür ayrımcılık hep kırgınlığa ve küskünlüğe yol açacak, devlete veya kurumlarına karşı soğumaya yol açacak. Ya üzülecek, pasiv olcak, içine kapanacak ve toplumdan geri çekilecek,umudunu yitirecek.
    Yada tepisini, kırgınlığını dile getirecek! İşte dile getirken bu defa da suç işleyecek.
    Böylece biz Dersimlilerin, Alevilerin sanki suç işlememeye hakkımız olmayacak! Sanki hep suçlu olmalıyız, sanki hep suç işleme durumunda, özeliğinde olmalıyız. Bize bu röl verilmiş, bu yaşam tarzı seçilmiş, böylesi bir hazatın tuzağı kurulmuş, hep suç işlemek zorunda bırakılıyorsun, tutuklanıyırsun, hapishalere daha çok biyler içindir.
    Dersimli efsane şahiri ve Piri: Pir Sey Qaji 100 yıl önce aynı şeyi söylüyor: Bu topraklara bizim payımıza korku, zulüm, sürgün, hapis ve yoksulluk düşüyor

    Bu şeytan çemberinden bir türlü çıkamıyoruz!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − 16 =

More in Haberler

To Top