Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Hüseyin Aygün’ün Yanlışı ve Dersim Fikriyatı Ne Yapmak İstiyor

Haberler

Hüseyin Aygün’ün Yanlışı ve Dersim Fikriyatı Ne Yapmak İstiyor

Bir kere daha anladım ki sadece eleştiri üzerine kendisini şekillendirmiş parti,  kurum, birey ne varsa adımları öne doğru değil geriye tükenişe doğru yol aldığıdır. Eleştiriyi fikir sanmak, fikri öldürmektir. 

 

Nurettin ASLAN 

Ağustos ayı ile birlikte izin sezonu başladı benim buralarda. İzİne ayrılmadım çalışmak zorunda kaldım. Çalışsamda kendi kendimi izine ayırarak neredeyse dünya  ile bağlarımı kopardım. Kitap okuma dışında olup bitenlerden kendimi uzaklaştırdım. İstedim ki kafa olarak biraz rahatlayayım.

Kendimi doğaya verdim ağır bedenimi ayaklarıma yükleyip uzun uzun yol yürüdüm. Ayaklar insan oğlunun eşegidir.

Düşler kurdum hesaplaştım ben benimle. Epey faydası oldu. Beden olmasada kafam iyi bir izin yaptı sayılır.

Son birkaç gündür yeniden tatile gönderdigim kafama ağır ağır yüklendim. Sanal alem ve basın arşivlerini tarıyorum. Ne kadar da çok şey olmuş.

Barış sürecinden umutluydum. Ancak tarafların birbirine direndigini sürecin satranç oyununun hamlelerine dönüştügü sonrasında başbakanın açıkladığı “demokrasi paketinin”   Kürt sorunu dahil Aleviler, ve digerlerinin sorunlarının çok uzağında olduğudur. Alevilere ise düşe düşe bir üniversitenin adı olmuş.

 Dersim’liler ise ne orta yerinde nede kenar yerlerinde hatırlanır olmuşlar. Kendi muhaliflerini Dersim ile vurmaya çalışan başbakan hedefine ulaşamayınca Dersim sorununu bir kenara iti vermiş. Son atadığı il başakanının açıklamalarını yalanlar hale düşerek.

Tarih birazda oyundan ibarettir neylersiniz…

Sevgili vekilim Hüseyin Aygün’e  “derin devletin adamı” denilmiş Kürt hareketinin önde gelen biri tarafında. Birkaç gün sonrada derin devletin fişlenmesi ile ortaya çıkan Hüseyin Aygün, “sol, sosyalist, radikal örgütlerin adamı” olarak damgayı yiyivermiş.

Hüseyin Aygün hangisi ki….

Tesadüfün böylesi, nasıl bir danışıklıktır bu, anlamaktan zorlanıyor insan. İnsanları istedigin gibi damgalamak hangi kafanın ürünü olaki. Belgesi olmayan varsayım ile yola çıkan ne varsa yalan ve iftiradan başkası degildir.

İnsanlar eleştirilir, sevilmeyebilir, hatta nefret de edilir. Buna bir diyecegim olmaz, ancak karalamak için iftiraya dönüşen her degerlendirme kötü olandır.

Çin ata sözü derki, “ sana çok saldırıyorsa bilki doğru yoldasın…”

Öne çıkan Dersim’i, Dersim’liyi savunan onun sorunlarını gerçekçi ve kararlılıkla dile getiren özümleyen çözüm sunan kim varsa neden bu kadar çok saldırıldığını düşündünüzmü hiç.

Epeydir kafa yorar, birde kendimden bilirim.

Dersim’i dört bir yana çekip çırpmak dalındaki yaprakları koparmak suni yapraklarla donatıp yeni bir Dersim  resmini çizmek “Tunceli, Dersim” diye yeni bir ayrışımla Dersim’liyi birbirine düşman etmek serbestligiyle herkes özgür hale gelmiştir.

Bir şey diyen olursa da “derin devletin adamı, örtülü ödenek parası yiyen, tecavüzcüsüne aşık, Dersimi özünden edip kendi düşmanlarına peşkeş çeken,” daha neler neler sıralanarak söylenir.

Dersim dışında başka yerlerde hiçmi sorun yok. Oralarda yaşayan herkes kendilerine göre çokmu düzgün ve kusursuz. Oralarda “derin devlet” ya da “terörüst” yokmu.

 Oralarda fikir üretenler fikir adamı olurda Dersim’ de fikir üretenler neden “derin devletin” ya da “terörüst” diye damga yediginin doğruluğu nasıl ulaşılır ki… kıriteri nedir?

Dersim’in özüne inildikçe kulakları sağır edercesine her ağızdan bir ses uğultuya dönüşerek kıyametin kopuşunun kapısı aralanır hale gelir. Dersim fikriyatına katkı sunan fikir yürütene  zemherinin soğukluğuyla canı ceheneme yollanır, gerisine baharın yeşilligi sunulur.

Dersimliye karşı neden bu kadar birlik olunurki.

Eğer Hüseyin Aygün alışılmışın dışına çıkmayıp alışılagelmiş miletvekileri gibi paşa paşa meclis oturumundan oturumuna katılsaydı ne “derin devletin adamı” nede “terör örgütleri”nin adamı olurdu. “sayın miletvekilim” denir ödüllendirildi.

Derin güçler Hüseyin Aygün’ün ölüm fermanını çıkarmış. Neden?

Arı kovanına çomak sokulduğun da arılar dört bir yandan sokmak için saldırıya geçer.

Birkaç ay öncesi hatırı sayılır politik çevrelerden bir tanıdığım misafirim oldu. Uzun bir sohpete koyulduk. Dersim fikriyatını konuştuk bir çok itirazına rağmen sonradan kabulenerek sorundan uzaklığına hayıflandı.

 Sonra söz Hüseyin Aygün’e geldi. Dostum, karşısında yüzlerce insan var kendiside panelistmiş gibi konuşmaya başladı. Sözünü kesmedim. Yarım saatin üzerinde konuşmasına devam etti. Şaşkınlık içindeydim. Böylesine “bilinç”  ile donanmış birinin nasıl bu kadar cahil olabilecegine hayıflandım. Kurgulanmış bir robottu sanki yanı başımda konuşan.

 Dedim ki, “tamam haydi haklısın Hüseyin Aygün “kötününde ötesi” hepsi kabul. O halde şu an sen Dersim milletvekili olarak mecliste bulunsaydın Hüseyin Aygün’ün yaptıkları dışında hangisini yapardın?”

Sustu, sıkıntılıydı boncuk boncuk ter tanecikleri birikti alnında. Birkaç dakika daha konuşmamı sürdürdüm. Dostumun alnına biriken ter tanecikleri çoğalarak gögsüne doğru yuvarlandı.

“Ben olsaydım” dedi sustu. Bir süre yüzüme bakıp sonrada gülümsedi.

“İtiraf edeyimki o kadarını yapmazdım. En azında Hüseyin Aygün kendisine baş vuran sorunu olanları meclise getirip basın toplantılarıyla meclisi halkın kürsüsü haline getiriyor.”

“Hepsi bumu?” dedim.

“Sanal aleme girdiğimde ilk aklıma gelen Hüseyin Aygün’ün ne yaptığına bakarım…”

Bir kere daha anladım ki sadece eleştiri üzerine kendisini şekillendirmiş parti,  kurum, birey ne varsa adımları öne doğru değil geriye tükenişe doğru yol aldığıdır. Eleştiriyi fikir sanmak, fikri öldürmektir.

Dersimlilerin sorunu tamda buradadır. Hem kendisini, hem kendisine gönül verenleri gerileterek yok oluşa doğru sürüklediginin farkındamıyız. Herkes herşeyi biliyor.

Sayın Selaatin Demirtaş’ın Dersim’e olan bir ziyaretinde Dersim’in özerkliginden söz etmişti. Dersim fikriyatı sahipleri bunu söyleseydi kıyamet kopardı. Sayın Selaatin Demirtaş doğru olanı söyledi. Ben alkışladım kendisini. Halada oradayım. Tarihsel sınırlarıyla Dersim özerkligi kabul edilsin derim.

Dersim kongresi tartışılıyor, mutluyum. Ayrım yapılmaksızın seviyeli bir Dersim kongresi zamanı. Parçalanan, bölünen, uğultuya bürünen, giderek birbirini anlamamaya dönüşen eleştirileri tehdide dönüştürmenin önüne set olur diye düşünüyorum.

Fikirlerde korkmak diktatörlerin işidir. Sevyeli ve akıllı fikirler ise diktatörlerin sonunu getirir.

Hatalarını kabul eden, kendisini sorgulayan, günahını söyleyen herkes güzeldir….

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Haberler

To Top