Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Metiner’e Soru: Cemevleri El Kaide Yuvası mı?

Haberler

Metiner’e Soru: Cemevleri El Kaide Yuvası mı?

Bugün tüm dünyada, yaşlı-genç-çoluk-çocuk-kadın-erkek-hasta-sağlam demeden insanları öldüren El Kaide, Cemevlerinde mi yuvalanmış durumda?

Bundan yaklaşık on sene evvel, HADEP Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla, Munzur Festivallerinden birine katılmış olan Mehmet Metiner, bu vesileyle Dersim’de verdiği bir panel-söyleşide Alevi gençlere; “Ateizmden vazgeçin, marksizmden vazgeçin, dininize dönün, Hz. Ali gibi yaşayın” minvalinde telkinlerde bulunuyor, deyim yerindeyse gençleri ‘dine davet’ediyordu. Tabi Metiner’in gençlerin O’nun gibi yaşamasını istediği ‘Hz. ‘Ali’si, bugün Tayyip Erdoğan’ın da tarif ettiği; namaz kılan, camiye giden İslam’ın ‘Hz. Ali’siydi. Hatta Metiner de “Hz. Ali’nin, tüm Anadolu halkları tarafından sevildiği”ni belirtmiş, tıpkı bugünün Başbakan’ı gibi “Hz. Ali gibi yaşamak Alevilikse hepimiz Aleviyiz” gibi sözler sarf etmişti. Metiner’in ‘Hz. Ali’si Alevilikteki Ali ile yakından uzaktan alakası olmayan bir İslam figürüydü yani.

Metiner’de var olduğunu düşündüğüm ‘Ateizmfobi’, ‘Marksizmfobi’ ve ‘Alevifobi’yi ilk kez konuşmacı olarak katıldığı bu panelde söylediği sözler vesilesiyle farketmiştim. O dönemde, henüz tüm politik ve soyolojik süreçleri anlamaya yeterli bir deneyim ve birikime sahip olmayan ‘yeni yetme’ bir genç olarak, Metiner’in ateizm ve Marksizm karşıtlığının tehlikelerine değinmiş, ancak ufuk, akıl, düşünce, perspektif ve mantık ithâlatı işine bulaşmış kısır kişiliklerin karşı koyuşu nedeniyle, sözlerim adeta sarfınazar edilmişti. Sonrasında, günümüze kadar şiddetinden hiç taviz vermeden, geri bir muhafazakarlığa kadar evrilen ülke gerçekliği içinde, taşlar daha bir yerine oturduğunda ve bir anlamıyla saflar netleştiğinde, durum tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiş oldu.

Günümüz Türkiyesi, hiç şüphe götürmez bir biçimde, egemen sınıfın kendi içindeki erk değişimi sonrasında, yani burjuva klikler arasından İslam tandanslı olanın hegomonyayı kapmasıyla, gittikçe islamın belirlemiş olduğu toplum yasaları referans alınarak dizayn edilmekte. Böylesi bir toplumsal dizayn sürecinde, benzer koşulları yaşayan diğer bir kısım coğrafyalarda olduğu gibi, İslami olan ve ona hizmet eden hemen her ‘şey’ ”kutsanır” ve ”aklanır”(Parti ismi bile ‘AK’ olarak konabilir), bunun karşısında olan hemen her ‘şey’ ise küçümsenir, aşağılanır ve karalanır. Nitekim bugün Türkiye’de; ‘İslam, Kuran, Cami, başörtüsü, 28 Şubat, ÖSO, El Nusra, Rabia, Müslüman Kardeşler, Yavuz Selim, zorunlu din dersleri, polis şiddeti, Osmanlı İmparatorluğu, Abdül Hamit, gaz bombası, Prens Sabahattin, Menderes vb.’ alabildiğine önemsenmekte, ‘aklanmaya’ çalışılmakta ve kutsanmaktayken; ‘sol, marksizm, Gayri Müslimler(Hristiyan, Alevi, Yahudi, Yezidi), Rum, Ermeni, Cemevi, ateizm, komünizm, 27 Mayıs, Gülsuyu-Gazi- Armutlu, laiklik-sekülerizm, Beşar Esad, Gezi vb.’ alabildiğine küçümsenmekte, aşağılanmakta ve karalanmaktadır.

Bu nedenle, gün geçmiyor ki ‘yandaş’ ve ‘yandaşımtrak’ diye adlandırdığım cenahtan biri daha, iktidarın isteği doğrultusunda ‘olumsuzlanması gereken’ bu vasıf, isim, kavram ve sıfatlara dair, karalama ve toplum nazarında küçük düşürme amaçlı yeni bir açıklama daha yapmasın. Son olarak Mehmet Metiner katıldığı bir televizyon programında,‘Cemevlerinin bir çeşit terör yuvasına dönüşmüş’ olduğuna dair bir açıklamada bulundu. Metiner’in ve içinde bulunduğu ideolojik-politik hattın, çözümleme yaparken referans aldığı olaylar ve olgular karşısındaki çifte standardı ve kendi ellerini güçlendirmek adına bir kısım gerçekleri gizleme yöntemleri, bugün sadece Türkiye halkları nezdinde değil, neredeyse tüm dünya halkları tarafından bilinmekte.

Buradan alarak; Cemevlerine, ‘terör yuvasına dönmüş’ imasında bulunma haddini kendinde gören Mehmet Metiner’e ve onun şahsında onun gibi düşüne(meye)n genişçe bir kesime, ateist ve Cemevlerine (diğer tüm ibadethanelere olduğu gibi) sempatiyle bakmayan biri olarak, aşağıdaki 10 soruyu yöneltmenin doğru olacağı kanısındayım. Buradaki soruların amacı; hiçbir şekilde Cemevlerine ya da Camilere olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemek değildir. Buradaki amaç sadece, egemen anlayış tarafından, gözlerimizin önünden kaçırılmaya çalışılan bir gerçekliğin varlığını afişe etmektir.

  1. Bugün tüm dünyada, yaşlı-genç-çoluk-çocuk-kadın-erkek-hasta-sağlam demeden insanları öldüren El Kaide, Cemevlerinde mi yuvalanmış durumda?
  2. Henüz 14 yaşında bir kız çocuğunu bile ölüm listesine almış ve sadece okula gittiği için daha evvel uzun namlulu silahla başından vurmuş olan ve küçücük bir Afgan kızını tehtit edecek kadar vahim bir cehalet içinde bulunan ve bunu tüm dünya kamuoyuyla paylaşmaktan çekinmeyen Taliban militanları, Cemevlerinde mi örgütleniyorlar?
  3. Suriye’de küçük bir kız çocuğunu bile, kafasını keserek katleden ve bunu videoya çeken ve yaklaşık 7000 kişiyi sadece kesmek yöntemiyle öldüren El Nusra, Cemevlerini mi kendine üs seçmiş bulunuyor?
  4. Ele geçirdikleri Suriyeli kamyon şöförlerini sadece Alevi oldukları için kurşuna dizen ve bunu videoya çeken ÖSO militanları, Cemevlerinden mi maddi destek almakta?
  5. Insanların(Hıristiyan) mezarlarına dahi tahammül edemeyen ve bir mezarlığı baştan sona tahrip eden Irak İslam Devleti Örgütü, Cemevlerinden mi bu eylemlerini koordine ediyor?
  6. Çorum Katliamı’nı gerçekleştirenler, ‘Cemevlerimizi yaktılar’ gibi bir uyduruk haberi mi bahane ettiler?
  7. Maraş Katliamı sırasında, insanları öldürmek yönündeki kışkırtıcı anonslar Cemevinin hoparlöründen mi yapıldı?
  8. Sivas Katliamı,  toplu halde Cemevinden çıkanlar tarafından mı gerçekleştirildi?
  9. Doksanlı yıllarda; Diyarbakır’da, Batman’da, Bitlis’te, Bingöl’de vb. illerde, insanların arkasından kafalarına kurşun sıkan, kadınların saçları açık olduğu için yüzlerine kezzap fırlatan Hizbullah, Cemevlerinde mi propaganda yapıyordu?
  10. Malatya’nın bir köyünde Ramazan Orucu tutmadığı için evi kuşatılan kişinin evini basma kararı Cemevinde toplanan kalabalık tarafından mı alındı?

Tüm bu sorulara verilecek tutarlı cevaplar, esasında Mehmet Metiner ve onun gibi düşünenlerin bu husutaki tutarsızlığını kanıtlayacak en dolaysız ve önemli argümanlardır. Yukarıdaki soruların cevaplarını bildiği halde susanlar ya da bunu gizleyenler ise; ancak bu tutarsızlığın bir parçası olur ve gerçekleri örtmek isteyen egemen akla hizmet ederler.

Serhat Halis

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
You may also like...
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Haberler

To Top