Home » Yaşam » Doğa ve Çevre » Erzincan’da Kemah HES Protestosu

Erzincan’da Kemah HES Protestosu

Sosyal medyada paylaşın

Fırat nehri üzerine yapılması planlanan Kemah Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesine karşı Kemah Köylüleri Acemoğlu köprüsünde eylem yaptı.
Dersimnews.com – Erzincan’a bağlı Kemah ilçesi baraj tehdidi altında. Kemah’ın içinden geçen Fırat nehri üzerine AK-EL Kemah Elektrik Üretim A.Ş’nin yapmak istediği Kemah Barajı ve HES projesine karşı köylüler karşı.

Kemah Barajı nedeniyle onlarca Alevi köyü baraj altında kalacak.

Kemah Barajı nedeniyle onlarca Alevi köyü baraj altında kalacak.

Zira baraj projeleri gerçekleşirse Türkiye’nin en önemli kaya tuzundan birine sahip Kemah Tuzu artık olmayacak. Fırat Nehri kenarında bulunan önemli tarihi yapılar ve inanç merkezleri yok olacak.

Proje yapılırsa Kemah’ta Fırat nehri kenarında bulunan onlarca köy baraj altında kalacak. Kemah Barajı ve HES projesine karşı çıkan köylüler, Fırat nehri üzerinde bulunan Acemoğlu Köprüsü’nde protesto eylemi yaptı.

kemah-hes-protestosu1

Baraj ve HES’ler nedeniyle köyleri sular altında kalacak olan köylüler mahkemenin projeler hakkında verdiği durdurma kararına rağmen yasaları hiçe sayan AK-EL Kemah Elektrik Üretim A.Ş’yi protesto etti.

Acemoğlu Köprüsü’nde buluşan çevreciler Kemah Barajı ve HES projesini protesto etti. Bir süreliğine yolu trafiğe kapatan çevreciler Acemoğlu Köprüsü üzerinde basın açıklaması yaptı.

kemah-hes-protestosu2

Kemah Köylüleri Platformu adına açıklamayı köylülerin avukatlarından Av. Ümit Altaş yaptı.

Altaş’ın açıklaması şöyle:

“Erzincan İli Merkez ve Kemah İlçesi sınırları dahilinde Fırat Nehri Karasu üzerinde AKKÖK Holding’e bağlı  AK-EL Kemah Elektrik Üretim A.Ş tarafından Türkiye’nin halihazırda tespit edilmiş en büyük kapasiteli HES Projesi yapılmaktadır. Küçük ve şirin Erzincan’ımız şimdiden lisans, işletim ve inşaat aşamasında sayıları 60’un üzerinde olan HES’lerle paramparça edilirken ve altın aramalarında kullanılan siyanür ile zehirlenirken şimdi de ülkenin en büyük HES inşaatı ile tamamen yok olmanın aşamasına getirilmek istenmektedir.

Doğaya yapılan tüm bu saldırılar neticesinde; ilçemizin sembolü olan ceviz, kayısı, dut, üzüm  artık neredeyse  köylerimizde yetişmez duruma gelmiştir. Tuz yataklarımız kurumaya başlamıştır. İnşaat çalışmaları nedeniyle tozların kapladığı çiçeklerden beslenemeyen arılar nedeniyle ilçemizde arıcılık bitme aşamasına gelmiştir. Bölgemizde kanser vakaları çoğalmış ve geçmiş yıllara oranla  artan bir şekilde bölge insanlarımız bu hastalıktan dolayı hayatlarını kaybetmeye başlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesinde; herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, 56. maddesinde ise; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Kemah HES Projesinin yapımı neticesinde; deprem riskinin artıp artmayacağı, dere yatağındaki sucul yaşamın olumsuz olarak etkilenip etkilenmeyeceği, dereye bırakılması planlanan suyun akarsudaki mevcut ekolojik dengenin ve canlı yaşamının devamı için gerekli ve yeterli olup olmadığı, derede bulunan balıkların yaşama ve üreme alanlarına olumsuz etkisinin olup olmayacağı, projenin orman ve orman altı bitki örtüsüne, bölgede yaşayan insanlara ve hayvanlara zarar verip vermeyeceği hususları incelenmeden HES Projesine Bakanlık tarafından  “ÇED Olumlu Kararı” verilmiştir.

Köylüler olarak, ekolojik denge gözetilmeden verilmiş Bakanlığın bu kararı için  Sivas İdare Mahkemesine iptal davası açtık. 16.10.2014 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde Sivas İdare Mahkemesi projenin telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Davalı idarenin ve proje sahibi AK-EL Enerjinin tüm itirazlarına rağmen Mahkeme 08.04.2015 tarihinde, 12 sayfalık gerekçe sunarak projenin tüm canlılar için telafisi imkansız zararlar doğuracağı tespiti yeniledi ve çalışmaların dava sonuna kadar durdurulması gerektiğini yinelemiştir.

Mahkeme kararına esas olan bilirkişi raporunda;  Kemah HES Projesinin bölgede deprem ve heyelan riskini arttıracağını, projenin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını, inşaat aşamasında oluşacak tehlikeli atıkların nerede depolanacağını ve nasıl imha edileceğine dair hiçbir bilginin olmadığını, inşaat aşamasında patlatılacak dinamitlerin çevrede yaşayan canlılara zarar vermemesi için yeterli önlemlerin mevcut olmadığını,  köyleri su altında kalacak insanların yaşamını nasıl ve nerede sürdüreceğine ilişkin hiçbir çalışmanın bulunmadığını, kesilecek ağaç sayısının projede mevcut gerçeğin aksine çok fazla olduğunu, bölgede yer alan bitkilerin projeden  olumsuz etkileneceğini, baraj su tutmaya başladığında bölge iklimin değişeceği ve bunun bölgenin bitki, tarım ve hayvancılığı üzerinde olumsuz etkilerinin olacağını, çevre köylerine yaşamlarının devamı için verilecek can suyu miktarlarının belirtilmediği,  kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı, aynı nehir üzerinde birbirine yakın tüm 9 HES’in bulunduğu ve bunun çok fazla olduğu,  projenin mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde bulunmadığı tespitlerinde bulunmuşlardır.

Ayrıca ilçemizde incelemelerde bulunan arkeologlar da;  baraj alanı ve çevresinde Urartu döneminde kalan kral yolu, Selçuklu döneminden kalan hamam ve bir çok ziyaret ve türbe bulunduğunu tespit etmiş ve Kemah HES projesi ile birlikte bu tarihi ve kültürel varlıkların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı yazılı olarak idareye ve mahkemeye sunmuştur. Erzurum Kültür Varlıkları Müdürlüğü de bu alanları tescil etmiştir.

AK-EL Şirketi, yukarıda belirttiğimiz tüm tespitlerin önemli olmadığı ve projenin geneline etki etmediğini belirterek mahkeme kararına rağmen ve yok sayarak  2009/7 Genelgesine dayanarak yeniden çalışmalara başlamak için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurmuştur. Soruyoruz: Deprem ve heyelanlarının tetiklenmesi sonucunda insanların ölebilme tehlikesi önemsiz bir ayrıntı mıdır? Köyleri su altında kalacak insanların nerede ve nasıl yaşamlarına devam edeceklerinin belli olmaması ufak bir ayrıntımıdır? İnşaat çalışmaları sonucu içtiğimiz suların kirlenecek olması, tüm canlıların yaşamının olumsuz yönde etkilenecek olması, mezar yerlerimizin, ziyaretlerimizin, türbelerimizin, tarihi ve kültürel varlıklarımızın  sular altında kalacak olması önemsiz bir ayrıntı mıdır? Şirketin mahkeme kararını beklemeden bir an önce çalışmaya devam etmek istemesinin altında yatan neden nedir? Şirketin Fırat Nehrimizden para kazanması  önemli ve esas, tüm canlıların nehrimizden beslenmesi ve hayatını devam ettirmesi yalnızca ufak bir ayrıntı mıdır?

Buradan tüm yetkililere sesleniyoruz! Mahkemenin telafisi imkansız zararlar doğuracak tespiti ile yürütmesini durdurduğu Kemah HES projesine, mahkeme kararını yok sayarak izin vermeyin. Bu katliamın bir parçası olmayın.  Mahkeme kararı olmasına rağmen ve dava sonuçlanmadan böyle bir izin vermeniz durumunda yalnızca hukuki anlamda değil aynı zamanda vicdani olarak da tüm canlılara karşı sorumlu olacaksınız.

Biz köylüler, hukukun uygulanması için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Anayasada belirtildiği gibi;  halkın sağlıklı bir çevrede yaşamasını sağlamak, onları korumak  devletin asli görevidir.   Tüm canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileyeceği mahkeme ve bilim insanları tarafından tespit edilmiş bu projeyi devletin bir an önce durdurması, vermiş olduğu tüm izinleri geri çekmesi bu asli görevinin bir parçasıdır.

“Fırat” bizim için yalnızca bir nehir değildir. O, bizler için üzerine türküler yazılmış, anılarımızın olduğu, ekmeğini yediğimiz ve tüm canlılarla birlikte hepimizin yaşam kaynağı olan  bir nehirdir. O Urartu, Selçuklulardan gelen tarihimiz, Sultan Melik, İbrahim Dede ve Kiliselerden gelen inancımızdır.  Fırat’ın üstünde Kemaliye’den başlayıp onlarca baraj yapıldığında aslında ortada Fırat’ın kalmayacağı açıktır.Bu nedenle Bölgemiz artık barajlar istemiyoruz,artık yeter diyoruz.

“Fırat” Kemah’tır. Kemah “biziz. Geçmişimize, ekmeğimize, geleceğimize HES ve altın aramaları altında ilçemizde yürütülen çalışmalara bir an önce son verin.”

Eyleme Erzincan Dersimliler Derneği, Eğitim-Sen, CHP ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de destek verdi. Eylem yapılan basın açıklamasının ardından sona erdi.

kemah-hes-protestosu3

16.07.2015

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × three =