Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Dersim’de oynanan oyunlar – 1

Haberler

Dersim’de oynanan oyunlar – 1

Alevi Kızılbaşların son kalesi olan, Jiar u Diyarların meskanı Dersim 500 yıldır sistematik saldırılar altındadır. Saldırılar bazen direkt devlet tarafından yapıldığı gibi, bazen de devlet yönlendirmesi ile olabilmektedir.

 

Alevi Kızılbaşların son kalesi olan, Jiar u Diyarların meskanı Dersim 500 yıldır sistematik saldırılar altındadır. Saldırılar bazen direkt devlet tarafından yapıldığı gibi, bazen de devlet yönlendirmesi ile olabilmektedir. Amaç son Alevi Kızılbaş kalesini boşaltmak, barajlarla su altında bırakmak, cangüvenliğinin olmadığı, şiddetin ve zorba hukuğun hakim olduğu bir ortamda Alevileri kaçırtıp yerlerine Sunni / Şafiileri yerleştirmektir. Dersim’in demografik yapısını değiştirmektir.

Osmanlıda oyun çok derler ya; işte devlet de bazen kendi işini, “mualiflerine” de yaptırır. Devletin yaptıkları açıkça ortada olduğu için herkes görür tedbir alır, ancak “mualiflerine” yaptırdıkları gizli ve örtülü olduğu için daha tahrip edici olabiliyor.

dersimde-oynanan-oyunlar

Bu kısa ön girişten sonra bir anımı anlatmakla başlayayım yazıya. Yıl 1991 olmalıydı, İstanbul Kadıköyün ara sokaklarında bir lise arkadaşım ile tesadüfen karşılaştım. Kendisi radikal sol bir örgütde faaliyet yürütüyordu. Koltuğu altında bir kaç gazete sıkıştırmıştı. Hal hatır sorduktan sonra Hürriyet gazetesinin avrupa basıksını açtı gururla. Belli ki heyecanla bana bir şeyler göstermek istiyordu. “Devlet bir tek bizden korkuyor, bak manşeti görüyor musun?” dedi. Manşete şöyle bir baktım: “Yakalanmasalardı İstanbulu’u havaya uçuracaklardı.” bir de fotograf vardı. Duvarın dibine dizilmiş beş altı kişi, önlerindeki masaya ise kitap ve dergilerin yanısıra bir kaç kilo dinamit ve bir iki tabanca dizilmiş.
Kendisine özetle; “H… bu malzemeleri al götür boğaz köprüsünün ayağına koy, eğer köprü yıkılırsa sen haklısın, İstanbul’u da havaya uçurursunuz. Devlet bizleri bilinçli olarak olanları aşırı abartıyor, bizleri olduğumuzdan çok daha fazla tehlikeli gösteriyor, bu durum bizim de hoşumuza gittiği için itiraz etmiyor hatta içten içe gururlanıyoruz “bizden korkuyorlar” diye. Ama onların amacı bizi “çok tehlikeli” göstererek işkenceciliğini gizlemek dahası meşrulaştırmaktır. İkincisi sokak infazlarını meşrulaştırmak istiyorlar. Bizi “çok tehlikeli teröristler”, olarak teşhir eden işkenceci polisler bu vesile ile kendilerini “vatanı tehlikeli teröristlerden koruyan kahraman polisler” olarak göstermektir. Size infazlar yapacaklar onun zeminini hazırlıyorlar” demiştim. Hakikaten aradan bir ay bile geçmeden Tuzla Köprüsünde 4 Dersimli genç bir araba içinde infaz edilmişlerdi.

Arkadaşımın okşanan gururu “ya biz o kadar tehlikeli değiliz, bunlar katliam ve işkenceciliğini perdelemek için bizi abartıyor” diyememişti.

Tarih 18 Temmuz 1987 günlerden cumartesi. Ertesi gün 19 Temmuz 1987 de TBMM Olağanüstü Hal yasa tasarısı görüşülecek. Olağanüstü halin ilan edileceği iller arasında Tunceli yok. O gece sabaha kadar silah seslerinden kimse uyuyamadı. Kurşunlanmadık ev ve işyeri kalmadı. İnsanlarımıza kabus dolu bir gece yaşatıldı, kimse uyuyamadı, herkes çocuklarını bir yerlere saklama ve kurşunlardan koruma telaşındaydı. Ertesi gün Valilik açıklaması şöyleydi: “Şehrimizi basan teröristlerle yaşanan çatışma” olarak açıklandı. Silahlı örgütlerin taraftarları gururla “bizimkiler şehri bastı” propagandası yaptılar. Dersim’de silahlı militanı olan hiç bir örgüt “biz baskın filan yapmadık, bunun bizimle bir alakası yok, bu bir oyundur, provakasyondur” açıklaması yapmadı.

Ertesi gün 19 Temmuz 1987 de TBMM yapılan görüşmeler sonunda Tunceli olağanüstü halin ilan edileceği iller arasına alınmıştı. Valilik de bir süre sonra “polis ve askerimiz yanlışlıkla şehiri taradı” deyip esnafın ve zarar gören hemşerilerimizin zararlarını karşılamıştı.

Sonuç ne oldu? Örgütler bir eylem yapmış gibi propaganda yapmaya devam ettiler. Öte yandan devlet Tunceli de olağanüstü hal ilan etmişti artık istediği baskıyı daha rahat yapabiliyordu. Olan ise Dersime olmuştu.

Yaşar KAYA

22 Haziran 2016

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
You may also like...
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen + seven =

More in Haberler

To Top