Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Pir Sultan Abdal, Aleviliği nasıl tanımlıyor?

Dersim

Pir Sultan Abdal, Aleviliği nasıl tanımlıyor?

Pir Sultan Abdal ; Varlık Aleminin temelinin Muhammed ve Ali’ye verilen ikrar olduğunu , Güneş ve Ay ışığı olmadan nasıl ki hayat olmaz ise Muhammed Ali Yoluna bağlı olunmadan , talip olunamayacağının önemini vurguluyor.
Av. Cihan SÖYLEMEZ

21. ASIRDA PİR SULTAN’I TEKRAR ASANLAR KİM ?
PİR SULTAN ABDAL, ALEVİLİĞİ NASIL TANIMLIYOR ?

21. Asır, Genç Alevi Jenerasyonunun siyasal-sosyal olayların etkisiyle Cem-Cemaat görmemesinden istifade etmek isteyen ve Hak-Muhammed-Ali Yolunu ortadan kaldırmak isteyenlerin, hayatın her alanını kullanarak, özellikle tarihsel-teolojik-edebiyat alanında bir ittifak temelinde örgütlü şekilde Aleviliğe saldırdıkları , A harfine kadar varıncaya Aleviliğin A’sını dahi bırakmak istemeyenlerin ziyade olduğu bir asırdır.

Bu fukara çalışmanın ve yazının amacı Pir Sultan Abdal’ın Yol tanımına bakmak , Pir Sultan Abdal nefeslerinde Hak-Muhammed-Ali Yolunu nasıl işlenmiş , Pir Sultan Abdal kendisini İslam Dışı görmüş mü ve 21. Asırda “Pir Sultan Abdal diye biri yok” denerek Yol’u Yol’suz etmek isteyenlerce ne amaçlandı bu hususlar üzerinde farkındalık yaratmaktır.

pirsultan

Değerli Okuyucu , Değerli Ali Yolunun Talibi,

“Pir Sultan Yok” Diyenler , Pir Sultan’ı 21.yüzyılda 2. kez astılar ama nafile zira Pir Sultan Abdal kendi nefesinde dediği gibi “ ölür ölür dirilir “. Pir Sultan Abdal’ın sadece bedeni yok edilebilir ancak “ Kalu Beli”den bu yana olan “ikrarlı nuru ve ruhu” ise asla yok edilemez.

İşte bu gerçeği idrak edemeyenler , Alevi Tarihi diye Alevileri kendi tarihlerine düşman etmenin algısal operasyonlarına başladılar ve Allah’sızlıktan başladıkları Ali’sizlikten devam ettikleri algı operasyonuna Pir Sultan’sızlığı da eklediler.

Peki kimdi bu “Pir Sultan Abdal yok , Pir Silvan var “ diyenler ? Bunları diyenler kimlerdir diye , irdelendiğimizde ;

1 ) Ali’siz Alevilik yaratmak isteyenler
2 ) Alevilik , İslam Dışıdır diyenler
3 ) Ateist olup Alevi Derneklerinde Alevi görünenler
4 ) Aleviliği , siyasi amaçları için makam-mevkii için kullanmak isteyenler
5 ) Alevilik üzerinden fantastik kitap yazıp para-pul peşinde olanlar
6 ) Bir kısım Türk-Kürt ve Zaza Milliyetçileri
7 ) İlk Altı grubun siyasi ve ekonomik gücüne yaslanmayı tercih eden marjinal birkaç ocakzade kökenli “ Yol’u Yolsuz etmek isteyen Dedeler”
8 ) Pan-Ermenizm’e ve Ermeni Kilisesi’ne dolaylı yada dolaysız yoldan hizmet eden bazı müzisyen-yazar ve çizerleri görürüz.

Değerli Okuyucu,

Bu sekiz gruptakilerin ittifakını hayatın her alanında görebilirsiniz. Televizyonda , cemevlerinde , derneklerde , vakıflarda , siyasi platformlarda , sinemada , belgeselde , radyoda , konserlerde , dergilerde ve sosyal medyada sahte veya gerçek hesaplarda, dönem dönem parlamentoda, ve dahi Pir Sultan Abdal anma törenlerinde..

Bu 8 gruptakiler önce ;

1 ) Allah’ı inkar ettiler sonra
2 ) Muhammed’i karaladılar sonra
3 ) Ali’yı karaladılar sonra
4 ) İmam Hüseyn’i karaladılar sonra
5 ) Bil-cümle On İki İmam’ları karaladılar sonra
6 ) Şah İsmail Hatayi’yi karaladılar ve sıra geldi Pir Sultan Abdal’a
7 ) “Pir Sultan Abdal yok” , “Pir Silvan var “ diyerek “7. Perde Oyuna” geçmiş oldular.

Bu 8 gruptakiler ; Yol ve Erkanı yürüten ve yaşayan Pir ve Taliplere ise ;

1 ) Gericiler
2 ) Yobazlar
3 ) Şii’ciler
4 ) İslam Misyonerleri
5 ) İran Ajanları diyerek , ne kadar hızlı bir Özgürlük, Demokrasi ve İnsan Hakları “Mücahitleri “ olduklarıyla övünür oldular.

Bu 8 gruptaki ittifak öyle ki ;

1 ) Şam’da Hz. Hüseyin’in kız kardeşi Zeynep Ana’nın türbesi İŞİD tarafından bombalandığında tek bir tepki vermezken , Fransa’da İŞİD tarafından bir gece kulübüne saldırı yapıldığında hemen “ Fransız” olurlar

2 ) Suriye’de ve Irak’ta Alevi köyleri İŞİD tarafından yakılıp-yıkılırken kıllarını oynatmaz , sadece Şengal’de ki “ Ezidi’ler “ için dünyayı ayağa kaldırırlar
( Not: Bu cümleden Ezidi’lere yardım yapılmasın demek istemediğimi açıkça belirteyim ki cımbızla cümle çekmek isteyenlere set olsun )

İşte “Alevilik adına sadece Aleviliği yok etmek isteyen, yukarıda ki iki örnekteki davranışlara sahip olan bu 8’li ittifak” , Kaç Asırdır bin bir emek ile 21. asra taşınmış Hak-Muhammed-Ali Yolu’nu tıpkı Hınzır Paşa gibi yıkmak için hiç durmadan çalışıyor ve “ Pir Sultan Abdal’ın tarihte hiç olmadığı keşfini” yapıyorlar.

Peki neden Pir Sultan yok diyorlar ? Bunun sırrı , Pir Sultan Abdal’ın nefeslerinde verdiği mesajlardan duydukları rahatsızlıkta yatıyor. Nasıl mı ?

Hü diyelim gerçeklerin demine
Gerçeklerin demi nurdan sayılır
On İki İmam katarına düzülen
Muhammed Ali’ye yardan sayılır
( Pir Sultan Abdal Kitabı /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife: 106 1.dörtlük / Derviş Ruhullah ve Abdülbaki Gölpınarlı derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu deyişinde ; On İki İmam Yoluna bağlı olduğunu , 12 İmam Yoluna bağlı kalındığında gerçeğin demine ve ışığına ulaşılacağını ve Ehlibeyt’e sevgili olunabileceğini belirtiyor.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; “12 İmam sonradan Aleviliğe girdi , zorla bu kavramlar sokuldu , Aleviliğin Ali ile ilgisi yok “ diyorlar ve hedeflerinde tabii ki Pir Sultan Abdal var. Çünkü Pir Sultan Abdal’ın neredeyse her on nefesinin dokuzunda “ 12 İmam sevgisi , Hak-Muhammed-Ali Yoluna bağlılık “ vardır. Bu durumda onların nazarında , Pir Sultan Abdal bir “ Şii Misyoneri” kabul edilmekte ama toplumda ki “Pir Sultan Sevgisinin” güçlü olmasından dolayı bu itham yerine “Pir Sultan’ın hiç olmadığını savunmak “ üzerine kurulu bir tezi, her fırsatta Alevi Toplumuna sunmak ve sunmaya çalışmak , bu fikir babalarına daha rasyonel gelmektedir.

Seherin vaktinde cünbüşe geldim
Dağlar ya Muhammed Ali çağırır
Bülbülün sesinden sevişe geldim
Güller ya Muhammed Ali çağırır

Nice aşık bu meydanda derildi
Erenler erkanı yolu sürüldü
Muhammed Ali’nin kadri bilindi
Diller ya Muhammed Ali çağırır

Pir Sultan Abdal’ın çoktur aşığı
Aşık olanların yanar ışığı
İmam Hasan Şah Hüseyin beşiğin
Sallar ya Muhammed Ali çağırır
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:107-108 Sadettin Nüzhet Ergün- ve Abdülbaki Gölpınarlı derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Varlık Aleminin ışığını Muhammed Ali’de gördüğünü belirterek Ehlibeyt Aşığı olduğunu dile getiriyor.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Ehlibeyt’e Aşk değil , Ebu Süfyan-Muaviye-Yezid-Mervan gibi kin duyduklarından , Ehlibeyt’i ve sevenlerini karalamaya dönük faaliyetler yürütüyorlar. Pir Sultan Abdal’ın “ Ehlibeyt sevgisini” “ kabullenemiyorlar ve “Pir Sultan’ın hiç yaşamadığını ve Pir Sultan Abdal’ın bu deyişleri hiç söylemediği bilincini” yaymaya çalışarak , Pir Sultan Abdal gerçeğini karşısında bir yandan “ Pir’im” deyip , diğer bir yandan da “ Hınzır Paşa” rolünü oynuyorlar.

Her sabah her sabah seher yelleri
Seher yelleriyle esen Ali’dir
Muhammed kılavuz Mahşer yerine
İslam’ın sancağın çeken Ali’dir

Pir Sultan’ım eydür şad olup güldü
Ka’be-i şeriften bir nida geldi
Hakkın emri ile dört Kitap indi
Okuyan Muhammed yazan Ali’dir
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:101 Sadettin Nüzhet Ergün- ve Besim Atalay derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Hak-Muhammed-Ali Yolunun ozanı olarak , kendisini İslam gördüğünü , Allah’ın pünhan isminin Ali olduğunu , Kutsal Kitapları indirenin Ali olduğunu , Ali’nin indirdiği kitapları okuyanın Muhammed olduğunu belirterek Aleviliğin , İslam’ın dışında olmadığını kendi Batini yorumuyla vurgulamış oluyor.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Pir Sultan Abdal’ın şiirlerinde ki “ İslam” referansını kabul etmek istemediklerinden ve kendileri, “Pir Sultan Abdal kadar Yol’u Yaşayıp Yol uğruna Ölmeyi göze alamamalarına” rağmen , Pir Sultan Abdal’dan daha fazla Yol’u bildiklerini iddia edebiliyor ve Ebu Süfyan gibi “ KİBİR DİNİNDEN “ olduklarından Pir Sultan Abdal Hakikatini görmek istemiyorlar. Ve kendilerini yeri geldi mi “ Çağın Pir Sultan’ı “ diye “ övdürtebiliyorlar”.

Değerli Canlar , Ali’siz Alevilik ve Aleviliğin İslam’la hiçbir ilgisi yok diyenlerin çizgisinde olan şu başlangıçta belirttiğim 8’li ittifakın zahirde “ Çağın Pir Sultanı” diye kendilerine ve fikir babalarına hitap etmelerine bakmayın zira onlar, batini de tam anlamıyla ve ancak “ Çağdaş Hınzır Paşa’lar ” rolüne ortak olabilirler.

Talip olmayınca yaram sarılmaz
Mürşid olmayınca pire varılmaz
Yüz bin asker olsa Yezid kırılmaz
Eli Zülfükar’lı Ali olmayınca

Bu aşk meydanında bir divan olur
O meydanda düşen nevcivan olur
İtikatsiz talip boş kovan olur
Vızılar arısı , bal olmayınca
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:73 Sadettin Nüzhet Ergün derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu deyişinde ; Aleviliğin temeli olan Pir-Talip-Mürşid kurumlarına dikkati çekiyor ve ocak sisteminin önemi üzerinde duruyor, Zalimlere karşı sayısal bir çokluğun olmasının fayda etmeyeceğini , Hz. Ali gibi Hakk’a aşık , mert ve cesur olunursa elde ki kılıcın Zülfükar gibi Zalimleri alt edeceğini , Yol’a her talip oldum diyenin talip olamayacağını , Talip olacak kişi de riyasız bir imanın olması gerektiğini , riya olduğunda ise zahirden seslerle “ham” talibin, çevresine karşı kendisinin dolu olduğunu göstermeye çalıştığını ancak batini de Yol’a aşkı olmadığından “özü eğrilikle ” Yol’a zarar verdiğinin ve verileceğinin önemini belirtmiştir.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Alevi İnancının temeli olan “ ocak ” kurumunu lağvetmeye çalışıyor ya da “ ocakların” soyca 12 İmam’ların evlatlarına dayandığını inkar ediyor , “ ocakları” Pan-Ermenizm’e hizmet ederek Ermeni Pagan kurumları haline getirmeye çalışıyor ve bir kısım “pişmeden el almış” Bektaşi Baba’sının argümanlarını , “Evlad-ı Resul Ocaklara” karşı kullanmaya çalışıyorlar. İmam Cafer Sadık Buyruğunda belirtildiği üzere ; “Pir , Evlad-ı Resul soyundan olmalıdır. Evlad-ı Resul bir Pir’e Mürşid’e bağlanılmadan Talip olunmaz ve yol sürülmez “. İşte Hak-Muhammed-Ali inancını “ reform” adı altında “ yok etmek” isteyenler nerede kendileri gibi düşünen, makam-mevkii-şow peşinde olan itikatsiz varsa ona “ Pir” sıfatını uygun görmekte ve kendilerini de sözüm ona “ Yol’a Talip” eylemekte ve Pir Sultan deyimiyle “ boş kovan” sıfatına layık olduklarını göstermektedirler.

Pir Sultan Abdal , Hz. Ali ve Zülfükar’ını zalimlere karşı mücadelesini ( ki tarihe bakıldığında Hz. Ali’nın Ebu Süfyan- Muaviye-Mervan onların niteliğinde olan günümüz İŞİD’inin atası olan Haricilerle savaştığı görülür ) rehber edinmişken , Hak-Muhammed-Ali Yoluna düşman olan Ali’siz Aleviler ise ; masum diye andıkları Ebu Süfyan-Muaviye-Mervan ve Harici taraftarlarının savaş meydanlarında dökülen kanlarının savunuculuğunu yapıyor, dökülen Emevi-Harici kanları nedeniyle Hz. Ali’ye “ katil” diyor ve Pir Sultan Abdal’ın “ Emevi-Harici” taraftarı olmaması ve “Hz. Ali aşığı” olmasından dolayı Pir Sultan Abdal’a karşı “ gizli bir nefret” duyuyorlar ve işi Pir Sultan Abdal’ın olmadığı konusuna dahi getirebiliyorlar.

Ali’nin yarası yar yarasıdır
Buna merhem olmaz dil yarasıdır
Ali’yi sevmeyen Hakk’ın nesidir
Seversen Ali’yi değme yarama
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:75 Sadettin Nüzhet Ergün derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Bir kişinin Allah’ı seviyorum diyebilmesi için ilk önce Hz. Ali’yi sevmesi gerektiğini , Hz. Ali’yi sevmeyen kişinin Hak ve Hakikat yolunda olmadığını açıkça belirtiyor.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Hz. Ali’nin temsili portresini Alevilik adına kurdukları kurumların duvarlarına TAKKİYE YAPARAK asıyor ve Hz. Ali’yi bırakın sevmeyi, Hz. Ali’den nefret ettiklerini her fırsatını bulduklarında ifade ediyor ve itikatli Pir-Taliplerin kalplerini kırmak için her yolu deniyorlar.

Asırlar önce Pir Sultan Abdal , Ali’yi sevmeden Alevi olunmayacağını belirtmiş olduğu durumu nazara alındığında, Ali’siz Alevilerin büyük çoğunluğunun “ Siyasal Ateist” olduğu ve hem Allah’a hem Ali’ye karşı kin kustuklarını belirterek , “ Pir Sultan Abdal”ı neden Alevi Toplumunun hafızasından silmek istediklerini dikkatinize sunmak istiyorum değerli okuyucum.

Ay Ali’dir Gün Muhammed
Okunan seksen bin ayet
Balıklar deryaya hasret
Çarhı döner göl içinde
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:74 Sadettin Nüzhet Ergün derlemesi )

Pir Sultan Abdal ; Varlık Aleminin temelinin Muhammed ve Ali’ye verilen ikrar olduğunu , Güneş ve Ay ışığı olmadan nasıl ki hayat olmaz ise Muhammed Ali Yoluna bağlı olunmadan , talip olunamayacağının önemini vurguluyor. Nitekim Dersim’de “ Güneş’e Muhammed “ denilmesinin ve sabah “Güneşe karşı dua edilmesinin” Pir Sultan Abdal’ın nefesinde ki anlamla paralellik arz ettiğini de belirtelim. Pir Sultan Abdal’a göre ; Hayatta Her şeyin kaynağı Işık’tır , Nur’dur ve Bu Nurun temsilcisi ise Muhammed Ali’dir.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Kendilerine sahte bir “ Işık” bulmuşlar , Güneş’e Kamer’e Gün’e Pir Sultan Abdal’ın verdiği mana alemini kabul etmek istememiş, Hak ve Hakk’ın Nurları/Işıkları olan Muhammed Ali’ye bağlılığın esası olan Aleviliği inkar etmişlerdir. Pir Sultan Abdal’ın Aşkının , Işığının kaynağı olan Hak-Muhammed-Ali Yolu iken , Ali’siz Alevilik fikir babalarının Pir Sultan Abdal’ın hem sözlerini tahrip etmesi hem de yeri geldiğinde Pir Sultan Abdal’ı inkar etmesi karşısında şunu söyleyebiliriz ; Yalancının Mumu Yatsıya kadar yanar sizin riyakar ve imansız ışıkçılığınız ise yatsıyı dahi beklemez..

Lanet ile Yezidleri taradım
Hakkın kitabını açtım aradım
Kırklar ile cem olmaktır muradım
İmam Cafer’e çıkar yollarımız

Pir Sultan’ım eydür Yezidler gamda
Horasan Erleri Urumda Şam’da
Biz de mihman olduk bu ayin-i cemde
Doyup kanamadık hallerimize
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:75 Vahit Lütfu Salcı derlemesi )

Pir Sultan Abdal’ın bu nefesi ile ; İmam Cafer Sadık Buyruğuna ve Erkanına bağlı olduğunu , Anadolu’da Suriye’de Alevilerin Safeviler sayesinde sevindiğini ve Osmanlı’nın üzüldüğünü belirtiyor ve dolaylı olarak Şah Tahmasb’ın Kızılbaş Ordusunun Kemah’a gelip geri dönmesinin yarıda bıraktığı sevinçten bahsediyor.

Yol’u Yolsuz Etmek isteyenler ise ; Pir Sultan Abdal’ın bağlı olduğu İmam Cafer Sadık Buyruğu ve Erkanını kabul etmiyor , Safeviler’i Alevi Toplumuna “ öcü” gibi göstermeye çalışıyor , İmam Cafer Sadık aleyhinde karalayıcı çalışmalar yaparak Alevi Toplumunu kendi tarihi-teolojisi ile tam koparmaya çalışıyor ve Kırklar Meclisi/Rıza Şehrinin anlatıldığı İmam Cafer Sadık Buyruklarını tahrip etmeye çalışıyor ve hatta kendilerini Kırklar Meclisinin bir ferdi gibi düşünüp , Hz. Muhammed’in Nebiliğini kabul etmeyen bir cahil cüretine sahip olabiliyor ve Kırklar Meclisi Mesajını dahi kendi makam-mevkii düşkünlükleri ve imansızlıklarına perde etmek için tahrip edebiliyorlar .

Sen bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Sen bu yolun sahibini sorarsan
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:74 Sadettin Nüzhet Ergün ve Besim Atalay derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Varlık alemi olmadan önceki evreye atıfta bulunuyor ve Bezmi Elest’te ( Ruhlar Meclisinde ) ilk önce Muhammed Ali’nin Ruhunun ve Nurunun yaratıldığını , Dünya var olmadan, insanoğlu var olmadan da Allah’a “ Kalu Beli” diyerek kabul etmiş ve Yol’u kurmuş olan Muhammed Ali’nin var olduğunu , Yol’un sahipsiz olmadığını Yol’un sahibin “ Kalu Beli”den bu yana Muhammed Ali olduğunu belirtiyor.

Yol’u Yolsuz etmek isteyenler ise ; Alevilik , Hz. Ali ile başlamadı Alevilik çok daha eskidir diyorlar . Zira maksatları Hak-Muhammed-Ali Yolunu ortadan kaldırmak ve Ateist/Pagan bir Alevilik yaratmak gayeleri olduğu için bu demagojiye çok sık başvuruyorlar.
Oysa ki “Pir Sultan Abdal diye biri yok , Pir Silvan var” diyen bu zümre “ Kalu Beli”’nin ne anlama geldiğini bilmiş olsaydı, Aleviliğin değil 5000 bin yıl , Aleviliğin en az 13.8 milyar yıl yaşında olduğunu anlarlardı.

Ancak Ya Allah’a inanmadıklarından yada Hakka karşı şüphede bulunduklarından dolayı “ruhun olduğunu” kabul edemiyorlar ve Bezm-i Elest’te “ Kalu Beli” nin ne anlama geldiğini idrak edemiyorlar.

Alevi İnancı , Hakk’ın “ Elest-i Rabbi küm ?Ben sizin Rabbiniz Değil miyim ?” sorusuna karşı Muhammed-Ali’nin Bezm-i Elest’te ( Ruhlar Meclisinde ) “ Kalu Beli / Evet, öylesin “ dedikleri andan itibaren, verilen İkrar ile kendilerini Hakka teslim etmeleri ve İslam Olmalarından bu yana vardır. Bu nedenle de Alevilik , Hakka İkrar verilen an’dan itibaren vardır ve en az 13.8 milyar yıl yaşındadır.
Neden Alevilik , En Az 13.8 Milyar Yıl Yaşındadır ? Bilim insanlarının son çalışmalarına göre Kainatın ve insan ırkının var oluşuna doğru giden süreci başlatan karanlık bir noktanın patlaması, popüler ismi ile Big-Bang 13.8 Milyar Yıl Önce gerçekleşmiştir. Ve 13.8 milyar yıl önceki patlamanın tek bir amacı vardı, Alevi İnancına göre ; Gizli Bir Hazine olan Cenab-ı Hakkın bilinmek istemesi ve kendi halifesini yani “ insanı” yaratmak istemesiydi. Alevi İnancına göre ; Cenab-ı Hak ruhları yarattıktan sonra onlara sordu , “ Bana ikrar veriyor musunuz ? “ , Ve ilk yaratılan ruh ve nurlar olan Muhammed Mustafa, Ali’yel Murteza ve Fatima’tül Zehra , Hasan’ül Mücteba ve Hüseyni Deşti Kerbela “ Evet , ikrar veriyoruz” dedikleri andan itibaren Yol’un batında da zahir de Sahibi onlar oldular. Pir Sultan Abdal’ın ; daha Cihan var olmadan Yol’un sahibinin olduğunu belirtmesi bundandır.

Yaktıcağım bir Çerağ’dır
Bindiceğim bir Burak’tır
Yerden göğe bir direktir
Allah bir Muhammed Ali
( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:77 M.Şakir derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Yer ve Göğün ikrar üzerinde olduğunu , Bu ikrar direğinin Hak-Muhammed Ali Yolu olduğunu, , Hakkın, Nübüvettin, Velayetin Nuru/Işığı aşkına çerağ yaktığını , Hz. Muhammed’in Miraca yükselirken bindiği atı olan Burak’ı anarak Kırklar Meclisinde son bulan Hz. Muhammed’in batini yolculuğundan bahsediyor.

Yol’u Yolsuz Etmek İsteyenler ise ; Pir-talip arasında ki ikrar bağını bozmaya çalışmakta , Pir’e Yol’a Mürşid’e ve bil-cümle Hak-Muhammed-Ali Yoluna ikrar yerine ; tüm Alevilerin kendilerine “siyasetten inanca, ekonomiden tarihe teolojiye” kadar “ Biat ” etmeleri için çalışmakta ve Allah’a İkrar Dinini , Hakka İnanmayan Takkiyeci Kişiliklerine ve Kibirlerine Biat Dini haline getirmeye çalışmaktadırlar.

“ Pir Sultan Abdal , Şah’ımız
Hakka ulaşır rahımız
On iki İmam katarımız
Uyamazsın demedim mi “( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:78 Sadettin Nüzhet Ergün, Besim Atalay, Derviş Ruhullah derlemesi)

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Her Yol’a talibim diyenin Yol’a talip olamayacağını , Hakkın Yoluna talip olmak için On İki İmam’a tevella etmesi gerektiğini , Hak-Muhammed-Ali Yolunun zorlu bir yol olduğunu belirtmek istiyor.

Yol’u Yolsuz etmek isteyenler ise ; Yol’a uymak yerini Yol’u kendilerine uydurmaya çalışıyor ve bunun içinde EhliBeyt’siz bir Yol yaratmak istiyorlar. Bunun içinde ne kadar “siyasal mücadele kaçkını siyasal ateist” varsa çevrelerine topluyor , onları Alevi kurumlarında yetkilendirmeye ve görevlendirmeye çalışıyor , tam bir Muaviye Kurnazlığı ile “Ali’yi Seven Kalplerden Ali’yi Nasıl Çıkarırız üzerine Beyin Fırtınaları(!)” yapıyorlar. Çünkü tek bir amaçları var ; Batini İslam ve Ehlibeyt sevgisi ile var olan Pir Sultan Abdal’ın talibi olduğu Hak-Muhammed-Ali Yolunu Yok etmek.

“Kur’an oldu delilimiz
Sırr-ı hakikat yolumuz
İmam Cafer’dir ulumuz
Mürüvvet kerem Erenler

Pir Sultan’ım hal geldik
Hal içinde yola geldik
Mansur gibi dara geldik
Mürrüvet kerem Erenler “( Pir Sultan Abdal /yazarlar: Pertel Naili Boratov ve Abdülbaki Gölpınarlı sahife:99 Abdülbaki Gölpıbarlı derlemesi )

Pir Sultan Abdal bu nefesinde ; Kur’an’ı Hakk’ın varlığının bir delili olduğunu , Hakikat Kapısına varmanın amaç olduğunu , İmam Cafer Sadık Erkanına ve Buyruğuna bağlı olduğunu belirtiyor.
Yol’u Yolsuz Etmek İsteyenler ise ; Kur’an’ı tıpkı Selefi/Vahabiler gibi Zahirden okuyor Zahirden anlıyor ve Kur’an’ın Batini Yorumlayacak ne kapasiteleri, ne de bu konuda ehl-i vukuf olan Pir’lere, Dedelere , Baba’lara saygıları olmadığından “Batini İslam nedir ? , Batini Kuran nedir ? “ idrak edemiyorlar veya etmek istemiyorlar. Pir Sultan Abdal’ın nefeslerinde “Kur’an” demesi onları telaşa sarmış olacak ki ; Pir Sultan’ın olmadığı Hikayesini sahiplenebiliyor , Cemevlerinde Batini Kuran Yorumuna ve Eğitimine Karşı Çıkıyorlar. Ve zahirden okudukları Kur’an ile Yol’a düşman oluyorlar.

Değerli Okuyucu ,

Pir Sultan Abdal , özet olarak ;

1 ) Yol’un ozanı olarak Hak-Muhammed-Ali yolunda kendini tanımlıyor
2 ) Aleviliğin ve dolayısıyla “ Kendini Hakka Teslim Etmek “ anlamına gelen İslam’ın “Cihan var olmadan , var olduğunu” belirtiyor
3 ) Ali’yi , Ehlibeyt’i sevmeyenin Alevi olamayacağını , Yol’a talip olamayacağını belirtiyor.

İşte Bu 3 Önemli Pir Sultan Abdal Karakterinin özelliğinden rahatsız olanlar ise Pir Sultan Abdal’ı ;

1 ) Kaba Sloganik bir figür haline getirmeye çalışıyor
2 ) Pir Sultan Abdal’a mücadele azmini verenin Allah sevgisi , Ehlibeyt’e bağlılık olduğunu unutturmak isteyerek , Pir Sultan Abdal’ın inancını Alevi Toplumu nazarında tali ve önemsiz bir konuma getirmeye çalışıyor
3 ) Allah’ı, Muhammed’i, Ali’yi, On İki İmam’ları nasıl bir bir inkar ettiler ise Pir Sultan Abdal’ın olmadığını da inkar ederek ; Pir Sultan’sız Suuni/yapay Sol veya sözde devrimci görünümlü ama sol ve devrimci düşünce ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, Solculuğu/Devrimciliği de tıpkı inanmadıkları Din gibi kendilerine takkiye yapan , şekli olarak Batı Taklitçisi olan sol vahabizm ve “ siyasal ateizm” temelinde Dünya’da Aleviliğin kökünü kazıyacak bir DİN yaratmaya çalışıyorlar.

İşte bu nedenlerle Değerli Ali Yolunun Talibi Okuyucu,

Sen, onların sana , Ehlibeyt’i sevdiğin için “Şii demesine veya İran Ajanı demesine” aldırma çünkü onlar Ebu Süfyan Şii’sidirler ve Ali’yi sevenleri sevmezler. Hınzır Paşa nasıl ki, Pir Sultan Abdal’ı “İran Ajanlığı ile suçlayarak, Şah dediği için , Ehlibeyt” dediği için idam ettiyse , Ali’siz Alevilik yaratmak isteyen Ebu Süfyan Şii’leri de , ataları olan Hınzır Paşa gibi seni “İran Ajanı, Şii Misyoneri veya çeşitli asılsız rivayetlerle” itham edebilir, Pir Sultan Abdal’ı taşlattıkları gibi taşlatabilir ve aleyhinde fetva verebilirler.

Sen, ben ve biz Yol’umuzun Ozanı Pir Sultan Abdal’ı okuduğumuz , nefeslerini içten dinlediğimiz , çerağımızı her şeb-i Cuma yaktığımız , Hakka secdemizi Ayin-i Cem’de ettiğimiz , tevella ve teberramızı unutmadığımız sürece Hak-Muhammed-Ali Yolu Ezel’den Ebed’e var olmaya devam edecektir. Yeter ki onlara karşı , sen –ben değil “BİZ OLALIM”.

21.’ci Asırda, Pir Sultan Abdal’ı yok etmek için tekrar asmaya kalkanlar , “Pir Sultan Abdal yok” diyenler ise şu dizeleri her zaman duyacaklar;
“Pir Sultan ölür ölür , dirilir
Münkir buna şahid olur üzülür
Pir Sultan der penahımızdır Muhammed Ali
Cihani “ kalu beli” der Koca Haydar’a sevinir

02.01.2017/ Dersim

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Continue Reading
You may also like...
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Dersim

To Top