Home » Dersim » Danıştay’dan Munzur’daki baraj ve HES projeleri için emsal karar

Danıştay’dan Munzur’daki baraj ve HES projeleri için emsal karar

Sosyal medyada paylaşın

Yaklaşık 10 yıllık hukuk mücadelesi ardından Danıştay 10. Dairesi, Munzur Çayı’na 4 baraj ve 5 HES projesini “Bu projelerle ilgili onay ve izin verilemez” diyerek iptal etti.

 

Danıştay 10. Dairesi, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Munzur Vadisi Milli Parkı’nda yapımı planlanan 4 Baraj ve 5 HES Projesi ile Mercan Reg. HES Projeleriyle ilgili “ÇED olumlu kararı veya ÇED gerekli değildir kararı” alınmadıkça projelerle ilgili onay ve izin verilemeyeceğine hükmetti.

Ankara 3. İdare Mahkemesi’nce verilen projelere onay kararını temyize götüren Tunceli Barosu Başkanı Av. Barış Yıldırım, gelinen aşamada davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. ile Zorlu Doğal Elektrik Üretim A.Ş.’nin yaptığı Karar Düzeltme başvurusunun reddedildiğini aktardı ve ekledi:

“Böylelikle gerek Munzur Vadisi Millî Parkı bakımından ve gerekse de Millî Parklar hukuku bakımından tarihi bir karar verilmiştir.”

“Çevreyi korumak devletin ödevi”

Bianet’te yer alan habere göre Danıştay 10. Daire Tetkik hakimi Fuat Kara, Anayasa’nın 56. Madde hükmü ve 2872 sayılı yasanın 10. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının bulunduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğunu vurgulayarak projeye onay verilemeyeceğini şöyle açıkladı:

“Öncelikle, davaya konu projelerle ilgili olarak hazırlanan fizibilite raporları çerçevesinde, projelerin, ‘çevreye uyumlu’ olup olmadığının tespiti bakımından, çevre mevzuatı açısından zorunlu olan ÇED sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Aksi takdirde 2872 sayılı yasanın 10. Maddesinde belirtildiği üzere, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça projelerle ilgili onay ve izin verilemez.”

Dosya mahkemeye geri gönderildi

Danıştay “Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe 2 Barajı HES inşaatlarının iptali istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin E:2010/2183 sayılı dosyasında açılan davada, söz konusu projelere devam edilebilmesi için ÇED raporu alınması gerektiğinin” hatırlatıldığı aktarıldı.

Danıştay 10. Dairesinin verdiği karara ilişkin Tunceli Barosu’nda açıklama gerçekleştirildi.

İldeki siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra bazı belediye başkanlarının da katıldığı toplantıda konuşan Avukat Barış Yıldırım, kararın son derece sevindirici olduğunu söyledi.

Açıklamasında dönemin Çevre Bakanlığı tarafından 9 ayrı üniversite raporuna istinaden Munzur Vadisi Milli Parkı’ndaki 4 baraj ve 6 HES projesi için üstün kamu yararı kararı alınarak izin verildiğini hatırlatan Avukat Barış Yıldırım, “İzin kararı sonrası 4 baraj ve 6 HES projesi 6 Temmuz 2012 yılında Munzur Vadisi Uzun Devreli Gelişme Planına işlenmişti. Biz bu uzun devreli gelişme planına dayanak gösterilen üstün kamu yararı kararının iptali istemiyle Ankara 3. İdare Mahkemesi’nde dava açtık. Tüm projelerin iptalini istedik. Ankara 3. İdare Mahkemesi üniversite raporlarını gerekçe göstererek davamızı reddetti.  Fakat temyiz yoluna başvurduğumuz Danıştay 10. Dairesi üniversite raporlarıyla üstün kamu yararı kararı alınamayacağını aynı zamanda bu projelerin tek tek değil kümülatif şekilde 4 baraj ve 6 HES projesinin aynı anda tek çevresel etki değerlendirme sürecine tabi tutulmak suretiyle, projelerin toplam etkisinin Munzur Vadisi Milli Parkı’na ne olacağının analiz edilmesi gerektiğini; bu yapılmadan baraj kararı verilemeyeceğini, uzun devreli gelişme planının onaylanamayacağını ifade etti” dedi.

KARAR DÜZELTME BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

Alınan kararın ardından bakanlık ve ilgili şirketlerin karar düzeltme başvurusunda bulunduğunu hatırlatan Avukat Barış Yıldırım, “Fakat Danıştay dedi ki benim kararım doğrudur. Oy birliğiyle karar düzeltme istemini reddetti. Şimdi bu karar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun daha evvelden verdiği karar birlikte değerlendirildiğinde Munzur Vadisi’nde toptan çevresel etki değerlendirmesi işletilmeden artık bu projelerin hayata geçirilmesi hukuken mümkün değildir.  Şu an için artık plan hükümsüz hale gelmiştir. Zira Danıştay 45 yüksek hakimiyle 2011 yılında da ÇED süreci işletilmeden bu projeler hayata geçirilemez demişti. Karar tüm milli parklar açısından da bağlayıcı niteliktedir. ÇED süreci işletilmeden planlama, projelendirme yapılamaz denmiştir” diye konuştu.

Avukat Yıldırım, bitki çeşitliliği, endemik türleri ve zengin yaban hayatıyla Munzur Vadisi Milli Parkı’nın baraj ve HES yapılmak yerine Dünya Kültürel ve Miras Listesi’ne alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + five =