Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Alevilerin Gazını Alma Çabası

Gündem

Alevilerin Gazını Alma Çabası

BDP Ankara’da Alevilerin “gazını almaya” çalışırken, aynı saatlerde eski milletvekili ve 2011 seçimlerinden sonra BDP Tunceli İl Başkanı  yapılan Şerafettin Halis’in  il başkanlığından “Dersim halkından özür dileyerek gördüğüm lüzum üzerine partimden istifa ediyorum” diyerek görevinden istifa etmesi önemli bir gelişmedir. 

Önceki gün Ankara’da BDP’nin davetiyle Alevilere yönelik özel bir “sohbet toplantısı”na katıldım. BDP adına toplantıya Eş Genel Başkan Gültan Kışanak, Grup Başkan Vekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken ve Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu katılırken, Alevi dünyasından ise Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Başkanı Kemal Bülbül, Alevi Kültür Dernekleri  Genel Başkanı Doğan Demir, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, AK-EL Vakfı Başkanı İbrahim Yörük ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker gibi isimlerin de olduğu yaklaşık 20 kişi katıldı.

bdp-alevi-kurumlari-gorusmesi

Gültan Kışanak’ın açılış konuşması hariç, basına kapalı yapılan toplantıda müzakere süreci ile ilgili bilgi verilirken, esas itibariyle Öcalan’ın Nevruz konuşmasından sonra Alevi dünyasında ortaya çıkan “eleştiriler ve kaygıları” ortadan kaldırma, “gazlarını alma” ve destek alma çabası oldukça öne çıktı. Abdullah Öcalan’ın davetiyle, İmralı’da görüşmelerin 7-8 ay önce başladığını, BDP’nin ise esas itibariyle Ocak’tan itibaren bu yana devrede olduğunu belirten Kışanak, “Oslo’dan sonra başlayan bu yeni süreç, artık tek başına hükümetin işi değildir. Bu artık bir devlet konseptidir. Yenişemeyen güçler bunu gördükleri için bir masanın etrafında konuşmaya başladılar” dedi. Alevilerin de bu sürecin aktörü olması gerektiğini belirten Kışanak, “bu süreci yalnızca devlet ve PKK’nın anlaşması olarak görürsek, yarın herkes kendi sorunuyla baş başa kalır” dedi. “Girilen süreçte değişim kaçınılmaz, önümüzdeki dönemin sorunu değişimi isteyenlerle, direnenler arasında geçecektir” diyen Kışanak “yıllarca devrime hazırlanan örgütün yeniden konumlanması kolay değil ama önderliğin çözümünü kabul edeceğiz” dedi.

Kışanak lafı toplantının “asıl konusuna”, yani Öcalan’ın konuşmasında Alevi vurgusunun neden olmadığına getirdiğinde, “gönül isterdi ki bu deklarasyonda Alevilerin de adı zikredilsin, bu bir eksikliktir” derken inandırıcı, ama “bu durum Alevilerin kendilerini bu deklarasyonda kendilerini özne olarak görmelerini engellemez” derken de, döne dolaşa Alevilere ne kadar önem verdiklerini anlatırken bana inandırıcı gelmedi. Hele hele Öcalan’ın “Türk halkı bilmeli ki Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır. Gerçek anlamında,  bu kardeşlik hukukunda fetih, inkâr, ret, zorla asimilasyon ve imha yoktur, olmamalıdır”  sözlerini savunmaya kalkması ise kendisini epeyce zora soktu. Nitekim, daha sonra söz alanların neredeyse tamamı asıl eleştirilerini “bin yıllık kardeşlik” ve “İslam bayrağı” vurguları üzerinden yaptılar.

***

Kışanak’ın ısrarla “biz ayrımcı olamayız, Türkiye’de de ne padişahlık sitemine ne de anti demokratik bir Anayasa’ya evet deriz” vurgusu yapsa da, mevcut durumu ve ortaya çıkacak sonucu  niyetlerle açıklamak mümkün değil.  Silahları toprağa gömmek, kanı ve gözyaşlarını durdurmak kuşkusuz her şeyden önemlidir ama mevcut durumu yalnızca niyet okumalarla veya “zamanının ruhuyla”  açıklayamayız. Unutmamamız gereken bir başka gerçek daha var: “Cehenneme giden taşlar iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir.”

Türkiye, İsrail ve ABD cephesinden yansıyan, Erdoğan’ın ve Öcalan’ın konuşmalarında da hayat bulan “yeni Türkiye ve Ortadoğu haritasında” solun ve Alevilerin olmadığı kesin gözüküyor. “Yeni haritayı” oluşturmaya çalışanların “birlik ve kardeşlik” kriteri “İslam bayrağı”dır. İslam bayrağı ile kastedilen ise Sünniliktir. Bu bayrak, yalnızca Alevileri, Şiileri yok saymıyor asıl olarak laikliği de yok sayıyor. Adını bile anmaktan özenle kaçınıyor ve bütün söylemlerinden çıkarmış gözüküyor.  1990’lı yıllarda “Din Sorununa Devrimci Yaklaşım” adlı kitabında Sünnilik ve Şiilik kıyaslamalarında Şiiliği  “Sünni zulmüne ve haksızlığına karşı haklılığı olan bir direnme mezhebi” olarak niteleyen Öcalan uzun süre laikliği de öne çıkarmıştı.  Son gelişmeleri görünce, anlaşılan o ki, dün dünde kalmış gibi gözüküyor!

Bu süreçte Türkiye demokrasi güçleri laik ve demokratik yeni bir Türkiye için bir “üçüncü güç” yaratamazlarsa, “İslam bayrağı” yerine, devletin bütün inançlara eşit mesafede durduğu ve “dinsizleştiği” laik bir devlet modeli öne çıkmazsa,  yeni süreç Kürt hareketinin kendi içi de dahil olmak üzere, genel olarak Alevilerin ve solun tasfiye edileceği yeni bir sürece evrilmesi sürpriz olmaz.

BDP Ankara’da Alevilerin “gazını almaya” çalışırken, aynı saatlerde eski milletvekili ve 2011 seçimlerinden sonra BDP Tunceli İl Başkanı  yapılan Şerafettin Halis’in  il başkanlığından “Dersim halkından özür dileyerek gördüğüm lüzum üzerine partimden istifa ediyorum” diyerek görevinden istifa etmesi önemli bir gelişmedir.  Halis, henüz açıklama yapmasa da BDP’ye gönderdiği istifa mektubunda asıl gerekçenin “Alevisiz bir Ortadoğu” projesine karşı çıktığı anlaşılıyor. Hatırlatmakta yarar var; Halis, iki yıl önce de “Dersim gerçeğini yalnızca Kürt gerçeği ile açıklayamayız” diyerek Alevi gerçeğine de dikkat çekmişti.

Necdet SARAÇ – YURT

Sosyal medyada paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
3 Comments

3 Comments

  1. dersimo

    04/04/2013 at 11:53

    ne devlet nede bdp , apo alevileri , ezilenleri , farklı sesleri dikkate almıyor kimler dikkate alınıyor meseleden biçareler , yugoslav göçmeni , selefi denen kendine çalışacak yandaşlar falan sonradan barış olcakmış dersimin , bingölün falan dağlarından gidip indirceklermiş yazık ulan bunlar zır cahıl yada ukala yada şımarmış , küstahlaşmış kimsecikler izzettin doğan dersimdeki gerillayı indircekmiş arkadaş gülelimmi ağlayalımmı yada karşısındakilerle dalgamı geçiyorlar herşey onların dediği olcak , herşeyi onlar biliyorlar

  2. zerre absürd yada umut

    07/04/2013 at 12:10

    ŞİA VE ŞUBELERİ DAYANIŞIP EVRENDE ANTİEMPERYALİST CEPHEYİ GELİŞTİRMELİLER ÖNYARGISIZ DÜNYA ÖNDERLİK BEKLEMEKTE EHLİBEYT DOSTLARINDAN ! Takriben evrende 600 milyona yaklaşık nüfusu olan şia ve şubeleri neden tek cephede yekpare olmayı yeterince sağlamazlar . Herkes biz biliriz , hakkız , doğruyuz derse bu akla terstir , farklılıklar zenginlik sağlar tabi saygı , sevgi içerisinde bu yönde birçok kelam edilebilinir . Konun özetine gelirsek sünni cephe nasıl organize oluyor , farklılıklarını törpülüyor , uzlaşıyor vesaire . Fakat bu ne yazıkki ehlibeyt yarenlerinde cılız , yetersiz umarım biraz daha aklı selim , sağduyu , zihin berraklığı gelişir . Ehlibeyt dostları hem sayı hemide ekonomik değer olarak çok gelişkin , müsait fakat bunu toparlayacak , çokbaşlılığı azaltacak bişeyler gelişmeli . Misal bu büyük kitle bir şura , akademi geliştirmeli kararlar bir yerden verilmeli ,dağınıklık giderilmeli .Yani fikri , görüşü olan herkes konuşmalı , eksileri pozitife çevirmeli . Ayrıca burda konuşurken sözlerimi bir kuyumcu titizliğiyle seçmek istediğimi belirtmeli , artniyetliler var , dostlar var , araya nifak sokup çekilenler var . Bu tezgahlara düşmemeli , Hz. Ali ‘nin , ehlibeytin erdemi , zihin açıklığı , geniş açılardan yorumlaması gelişmeli , özeleştiri gelişmeli , küçük – dar – kokuşmuş şeylerin ardında ufalmamalı . Ehlibeyt dostları bütünleşmeli , herkese kapılarını açmalı , antiemperyalist çizgide dünyadaki herkimseye açılmalı , beraber olmalı . Mezhep taasubu edildiği sanılmasın sontahlilde fikir telakkisi , dayanışması , paylaşımı filan olacak amaç emperyalist , işgalci azınlıklara karşı seferber olmak ! Daha önceleri şia ve şubelerini toparlamak namına güzel şeyler denendi fakat pürüzler çıkmadı desek olmaz . Bari çetin , ince yolda erdem , bilgelik gelişse karşılıklı dayanışma , örgütlenme sağlansa bizler bunları her daim söylemiş fakat bazı yerlere sinmiş cehalet , ikiyüzlülük hep geriletti canlar yada farklı şeyler . Yani şia dostları bir olmalı , birbirlerine açılmalı , örgütlenmeli , dünyada bir cephe geliştirmeli bu azmış , küstah güruha karşın . Hiç değilse bu insanlık için karanlık günler şia ve şubeleri , insanlık için daha farklı zihin berraklığına , erdeme , birbirini anlamayı sağlar ,dedikodulara , palavralara , cehalete , ukalalığa ,egoizme kimseler gark olmaz empati gelişme bilgeliği adına ! yoksam açık kıça herkes tükürür zaten gardaşım evrende zerre olduğumuzu daha çok yol alacağımızı bilmeli , bunalıma , dogmatizme , ilkelliğe , cehalete savrulmadan inşallah ! evreni umut panayırına döndürmek , çeşmelerden sağduyu akıtmak vicdanımızda , bu sırrı çözmeye çok şükür ! burda keselim , düşünelim karşılıklı daha gelişsek , yücelsek olmazmı ? ……. 7 / 4 / 2013 ……… EMPERYALİSTLERE KARŞI ÖRGÜTLENME , BİRLEŞME TİMLERİ

  3. YOKSUL DERSİMLİLER

    07/04/2013 at 15:49

    BÜTÜN EZİLENLER , YOKSULLAR , DERMANSIZLAR , EMEKÇİLER , DIŞTALANMIŞLAR VESAİRE SAFLARI SIKLAŞTIRIN ŞİANIN ÖNDERLİĞİNDE KARŞIT BLOKA GÜZEL DERSLER VERELİM BİRDAHA BÖYLE ALÇAK , HOŞGÖRÜLMEYECEK , İNSAN ONURUNA TERS ŞEYLERİ YAPMAYA CESARET BULMASIN VARMISINIZ ? O DEM BU KAVGAYA DESTEK VERİN YENELİM BU KUDURMUŞ , AZGIN , ŞIMARMIŞ GÜRUHU VARMISINIZ BUGÜNDEN DAHA İYİ OLACAK GELECEK / KAYBEDECEK ŞEYLERİ OLANLAR ONLARDIR SİZE NE OLUYOR KRALDAN DAHA KRALCI , SİSTEME YAPIŞMAK FALAN YARAŞMAZ SON KERTEDE SAVAŞMAKTIR ANCAK KAZANCINIZ EŞİT – NAMUSLU – HÜR YARINLAR KURMAK NAMINA ? İnsanın , ezilenlerin , ümmetin , yoksulların falan izzetimi önemli olan yoksam başka şeylermi tabiki birinci şık dikkate alınarak yörünge çizilmeli . Diğer yollar çıkmaz yollardır , birkaç kimsenin azgın , kudurmuş çıkarlarına hizmet etmektir yani amerika , israil , türkiye , suud , körfez ülkeleri , diğerlerine karşı emeğin , yoksulların , hakkın tarafı malum iran , çin , rusya , vesaire . Bunları görerek , meselelerin özüne vakıf olarak tarafını belirlemeli , çocukluk hastalıkları , basit , ufak şeyler için yorganı ateşe vermemeli, cehaleti , çokbilmişliği , önyargıları , ezberletilmiş şeyleri azaltmalı engin ölçmeli . Kaybetmeyi değil kazanmayı öncelik hedef seçmeli karşıtlar bilmeliki kazansalar dahi onlarda bellerini doğrultamayacaklarını anlamalı . Baştan söylemeli barış , kardeşlik , eşitlik olsun deniyorsa onada varız fakat nasıl bir barış aşağılık , hakir gören bir antlaşmaya şia ve tarafları tamam demez yani başka seçenek varsa onada varız fakat başka seçenek gösterilmiyor , yeneceğiz , bilek bükeceğiz , işgal edip yokedeceğiz işte burda dur der insan onuru . Karşılarında büyük , geniş , güçlü set oluşur zaten oluştuda bu sette herkes olacak peşinhükümsüz emekçiler , ezilenler , bütün mazlum halklar , köylüler , kadınlar , gençler , burda adını anımsayamadığım herkes yani karşıt tarafa karşı dişe diş , kana kan topyekün savaş geliştirecektir artık buna 3. dünya harbimi dersiniz , bölgesel savaşmı ne ad verirseniz verin büyük , çok boyutlu bir çatışma olacak . Sömürgecilerin ortağı sünni egemenler sakın burdan kazançlı çıkıp , iktidarı pekiştiririm şiayı kovup herşeyi ele geçiririz hastalığına kapılmasın öyle kolay değil yani burda bir tarafı abartmak , partizanlık yapmak gibi fanatik kaygılarım yok fakat hakikatın , gerçeğin , doğrunun yanında olmayıda görev edinmişim tıpkı dedem Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan gibi , ehlibeyt gibi , Fatma anamız gibi , Zeynep anamız gibi . Başkaları misali yezidin , muaviyenin elçiliğine soyunmadık vatanı satmadık , insanlara zulm etmedik ekmeğimizi , varımızı yoğumuzu paylaştık . Bu doğrultuda bilinçlenmeli , çalışmalı , anlatmalı , örgütlenmeli , herkesi kazanmalı . Çocukça didişmeyi terkedip beş – on hamle sonrayı görmeli , ya dünya sömürücü birkaç azınlığın küstahlığına terk edilecek yada direnişle insanın ilk çağlarındaki gibi yada asrı saadetteki gibi eşit – bozulmamış hallerinemi döneceğiz yada başka erdemli seçeneklerde gösterebilirsiniz .Fakat akp , sionistler , amerikanın , suudların filan yapmak istediği düzen olmasında herşey tartışılabilinip , konuşulabilinir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 − 1 =

More in Gündem

To Top