Connect with us
Sitemiz yenilendi!

Dersim News, Dersim Haber, Dersim, Tunceli Haber, Dersim Haber Sitesi, Dersim Haberleri, Tunceli Haberleri,Dersim 38, Kırmancki, Zazaca, Dersimce, Alevi Haberleri, Pülümür, Hozat, Ovacık, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Haber,Alevi Haber, Alevi Haberleri,

Kadir Doğan’ın Kılam u Beyit u Şuari kitabı üzerine

Haberler

Kadir Doğan’ın Kılam u Beyit u Şuari kitabı üzerine

Son zamanlarda Qedir Xoce (Kadir Doğan)’nın „Kılam u Beyit u Şuari“ adlı kitabını okudum. Ve „Zikrê Jiaranê Dêsimi“ adlı CD’sini dinledim. 49 yaşında olan bu orta yaş altı arkadaşın Dersim’in Kırmancki dilinde yazdığı ve icra ettiği itikat ve itikat dışı dil ve edebiyatımızın onca kayıp sözcüklerini, terkiplerini, simge ve imgelerini, itikatın kültlerini nereden bulup dizelerine taşımış? diye düsündüm.


 Dr. Daimi Cengiz

Bu yaşta dilin bu kadar sözcüğüne vakıf, deyim yerinde ise „iki ayaklı sözlük“ olan bu arkadaş kimdir? diye sorasım geldi. Kıtabını okumadan önce sosyal medya’da dinlediğim kimi kılamlarından; „olsa olsa Kızılbel Ocağı mensubu biridir“ tahminini yürüttüm. Dil aksanı, icra ve üslup tavrı, Kızılbel Ocağı ve çevresini işaret ediyordu. „Bu arkadaş mutlaka ocakzadedir. Pir ve dervişlerin, aşıkların ve insan-i kamillerin dizi dibinde çocukluk ve ilk gençlik yıllarını geçirmiştir“ diye de düşündüm. Hatta  ”muhtemelen Kureyşan Ocağı’nin Kızılbel Kolu’na mensupdur”  dedim. Ya da ”bu ocağın etki alanı içindedir” tahmininde bulundum. Gecikmeden Wats Up üzerinden ulaşıp doğduğu yeri, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği ortamları sordum. Kitabında ve cd’sinde bulamadığım ve de merak ettiğim kimi soruların cevaplarını kendisinden aldım.


Dr. Daimi Cengiz

Qedir Xoce’nin anlatımına göre; O’nun Pülümür İlcesi Kızılbel Ocaği’na yakin Kırdım(Qırdım) Köyü’nden olup, 3-4 nesilden beri cenaze erkanı yürüten Mile(Cenaze Erkancısı) kökenli Khaloğlu Ailesi’den geldiğidir. Bu aile Karsan(Karsanu) Aşireti Klausizu ezbetine mensuptur. O, çocuk yasta cem ritüeli ve cenaze erkanına tanıklık eder. 14 yaşında iken aileden gelen görgü, icazet/el alma ile hocaliğa(Mile görevine) başlar. 14 gibi ergen yaşta  hoca olarak cenaze erkanı yürütür ve dini nikah kiyar. 20 yaşından itibaren cemevinde zakirliğe başlar. Ölmeden efsane olan Başköylü Hasan Efendi rehberleri ve yine ünlü Tasnili Baba Düzgün’de mürşitleridir.

Tahminim doğru çıktı. Qedir Xoce, Kureyşan(Khuresu) Ocağı mensubu değildir. Ama Dersimlilerin yaklaşık %50’lik kesiminin inanç önderliğini(rehber ve pir olarak) yapan Kureyşan Ocağının Kızılbel(Uzağe Qızılbeli) kolu yöresinin çocuğudur. Söz ve müzik icrası, tavır ve üslubu da bu yöreyi yansıtıyor. Tunceli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nin 5. sayısında „Kureyşan Ocağı Ritüeli Ve Müziği“ adlı uzun makalem yayınlandı. Bu makalede Kızılbel Ocağı’nın Dersim itikatı ve inanç musikisindeki yerini önemle belirtmiştim.

Qedir Xoce, yaşarken efsane olmuş teolog Başköylü Hasan Efendi’nin talibidir. Bölgenin seyyar aşıkları Aşık Daimi ve Davut Sulari’nin, nice Kızılbel dervişlerinin seyr ü seferle cem, ikrar ve erkan törenleri icra ettiği mekanların çocuğudur. Bu inanç ve ritueller ortamında feyz almış fanidir. Dağarcığına bu itikadi bölgenin ses ve sözcüklerini nakşetmiştir.
Qedir Xoce’nin uğraş alanı, derlediği ya da yazdığı mısralardaki söz malzemesini gözönüne aldığımda; geriye doğru panoramik ve seromonik nostalji alemine daldığımda, O, şu görevle karşıma çıkıyor: Harab olmuş, viraneye dönmüş Dersim’in kutsal mekanlarının dağılmış taşlarını yıkıntıdan bir bir ayıklayıp, omuzlayıp eski mekanlara taşıyıp restore eden usta silüetinde…

O, hem Kırmancki/Zazaca hem de Türkçe dilinde şiirler yazıp sazda icra eden saz ve söz ustası Zat-ı Muhteremdir. O, şiir ve müzikal icrada dini ve dindışı temalari işler. Ağırlıkla itikadi ikrar ve imanı, erdem ve ahlakı, terbiye, saygı ve sevgiyi, asimile ve imha edilmiş gelenek, görenek, örf, adet ve törelerimizi hem bize hatırlatıyor, hem de genç insan-i kamil olarak bize anlatıyor. O, Seyit-şair Mursaê Dewres’in;

„Uzaği biyê xami                         
 Tolivi kotê ra yelê yavani“          

Ocaklar yabancılaştı/Ocakların kêmaleti yok artık
Talipler yabancı akımlara katıldı

gibi sitemkâr mısraları ile sitemini bildiriyor. Geçmiş ile günümüz inanç pratikleri arasında mukayese yapıyor. Kırmanciye toplumunun itikat ve etnisite kimliğinin göz göre göre yok edildiğini haykırıyor. Bu nedenledir ki itikati şiir ve kılamlarında sıkça Dersim, Kırmanc, Kırmanciye ve İtiqatê Kırmanciye ve de İnanç Ocakları’ndan söz ediyor. Bu etnik ve inanç kimliği üzerindeki tahribata dikkati çekiyor. Özellikle ‚Kırmanciye’ vurgusu O’nun dizelerine oldukça sinmiş. 

 Dersim’in Hak, Muhammed Ali üçlüsünden, Kerbela ve Imam Hüseyin’e, yerel kutsal kişiler Wayır, Kureyş, Duzgın, Xızır, Baba Mansur, Hesen Efendi ve Munzur’dan, yerel yatırlar olan Hewse Khureşi, Ağırgöl, Jiara Kistimi gibi pek çok kutsala methiye ve sitem mısraları dizer. İlginç olanı, bu kutsallardan söz ederken inancın pek çok sözcük ve kavramlarını, ritüel ve icralarını da dizelerine taşıyor. O; gelenek, örf, adet, töreyi de kapsayan Dersim folklorunun ve etnoğrafyasının da pek çok kayıp sözcüğünü hafızanın kısa ömründen alıp edebiyatın kalıcı, kayıtlı ve yazılı mecrası olan nazım ve nesir formlarında kullanarak tarihe not düşüyor. Ve etnoğrafik nesnelerin adını belirtip, adeta ‚görsel yazım’ ile tasvirini yapıyor.  Bu ‚sözcük canbazına’ kulak verelim!

Qedir Xoce’nin icra tarzı Qemero Areyiz’in icra tarzına yakındır. Sözcükleri melodinin yürük helezonları üstünde hızla akar. Sözü süvari ve melodiyi at gibi koşturan otantik icraya maliktir. Onun şiirlerinde Ömer Hayyam, Pir Sultan, Aşık Mahzuni, Baba Kazım, Sey Qaji, Davut Sulari’, Hesen Efendi ve Aşık Daimi’nin sitemkâr, isyankâr, didaktik ve  filozofik dizelerine rastlarız. Sa Heyder’in aşk imgelerine ve Kızıbelli Dervişlerin huşulu yakarışlarına da…

Qedir Hoce’nin şiirlerini titizlikle inceledim. Hem içerik hem de estetik cihetiyle. Bu şiirleri  “Dizeleriyle Tarihe Tanık Dersim Şairi Sey Qaji” adlı kitabımda yer alan Sey Qaji’nin şu öğütsel manisi ışığında inceledim:

 “Kare sagirti xamo                                     
   Kare sairi tamo.                                        
   Sagırt çhekunê ho vêsneno                       
   Sayir chekunê ho pêsneno”                      
   Dıma dina-alem hesneno.”                         

Cırak/Talebenin işi hamdır
Usta/Şairin işi tamdır.
Çırak/Talebe mısralarını yakar
Usta/Şair mısralarını pişirir/olgunlaştırır.
Sonra dünya-alem duyar.

Oldukça üretken olan Qedir Xoce’nin, çoğu Kırmancki ve azı Türkçe dilinde yazılmış şiir ve güftelerinde “pişmiş mısralar” yoğunluktadır. Bunları kitaptan bazı itikat, aşk ve hasret temalı mısralardan ve kimi manilerden seçtiğimi belirtmek istiyorum.

Aşk kılamından bir dörtlük:

Porê Gula mı rındeko, zerdo
Biyo derğ ama miano bari ra vêrdo.
Gulam! Na qesa mı horê chetın mece
Bê to amnoni ki mırê zımıstono, serdo.

Bu mısralar, hem tema hem iç ahenk unsurları bakımından olgun, pişmiş dizelerdir. Tasviri anlam, mısradaki  durgu ve durakla birleşince konuşur gibi ve canlı oluyor. Mısra sonu zengin kafiye gayet uyumlu ve ahenklidir: zerdo/vêrdo/serdo. A,a,b,a mısralarnın şekil formatında.

Şu itikadi şiirde içerik ve ahengin sarmal uyumunu görebiliriz:

Raa ma raa bariya
Raa mısayıv u iqrariya
Rae ra ke bıvêrime
Dina ma sero tariya

Genellikle uzun mısra yazan Q. Xoce’nin bu kısa ve öğüt veren didaktik dizelerinde anlam ve ahenk uyumu gayet mükemmeldir. Zengin kafiyeli sözcükler olan “bariya/iqrariya/tariya”nın uyumu ile dizeler a,a,b,a formunu arzeder.

Qedir Xoce kitabında yazdığı manilere de yer vermiş:

Erê namê to Xana
Xalıyo khana
Wayıra çeyi niya
Tı hen zona meymana

Bu manide, dizeler “a,a,b,a” şekil ve “xana/khana/meymana” zengin kafiye uyumu ve dizelerin durgu-durağı ile ahenkli bir bütünlük sağlamaktadır.

 Muhammed’e sitem dizeleri:

Na mordemo ke Heqiye ser vındeno
Deyi sero ki tariya, duman u mıza.
Ez nêzonu ke ya Mıhemed!
Tı mordemê haqli rê ya ki haqsızi rê dosta, olvoza.
Xıraviye dina gureto ho ver
Nae rê chutır musnene rıza.(age, s.33)

Mısralar mantıki ve sitemkar içeriktedir. Ama geleneksel şiirimizdeki zengin kafiye örgüsünün ahengi eksik, tam kıvamını bulmamış ve ‚pişmemiş’. Örneğin mısra sonundaki çekilmiş sözcükler olan  „mıza, olvoza, rıza“ daki –mıza ile –rıza zengin kafiye bağlamında tam uyum sağlarken, ‚-voza’ dörtlü hecesi bu uyuma, ahenge aykırı ve zayıf kalmaktadır.

Qedir Xoce’nin aşağıda vereceğim dizeleri yanında, kısaltıp ve kafiye düzenine soktuğum aynı dizelerden örnek veriyorum. Bu gereksiz tekrar yerine anlam ve ahengi kuvvetli kılma amaçlı dizeleri…

Kamci Loqman yeno?                                    
Kamci hekim yeno?                                       
Marê na dirvetiya ma piseno.                         
Marê na khulê zere ma piseno.                       
Juyo ke isano, site isani lıto                            
Na goni ser ho verde şerkeno.                                           
Dolê kutiki de serm çino ke                            
Hunca vejino qeseyi keno.                              
No zulmo ke ma sero                                      
Pêro ebe deste tora beno.                                

Kamiji Loqman yeno
Na dırvetune ma piseno?
Juyo ke isono sıt helalo
Na goni ho verde şer nêkeno
Dolê Mewrani’de serm çino
Onca vejiyo meyda sar u sura vano                      
Qese ho qe nêsevekneno.
Zulımo ke ma sero
Pêro ki destê deyi ra beno.
Pêro ki destê deyi ra beno.
Zalım! No axıriyede torê dêno.

Qedir Xoce’nin repertuarında tema çok ve çeşitlidir. O hem geçmişi hem de bu günü konu ediniyor. O, aşk ve itikat dışında; gurbet, hasret, yoksulluk, adaletsizlik, kıyım, çevre sorunları, savaş vd. temaları işleyen dizelerin şairidir. O, Berkin Elvan’dan, Yunanistan Orman Yangını’na, Erzincan Depremi’nden, icracı Sait Baksi’ye, Seyit Rıza’dan, dil ve vatan kavramlarına kadar pek çok konuda şiirler yazar. 

Qedir Xoce, geleneksel inanç söylemleri dışında, güncel itikadi söylemlere de şiirlerinde yer veriyor. Yeni söylemler gerekli. Ama gelenekselden aşırı kopmadan, balansı iyi ayarlayarak. Ben hala gelenekselde karar kılmaktan yanayım. Nedeni: Gelenekselimizi hala hazmedemedik. Ortalıkta kırık dökük ve ucuşan ucube melodi ve dizeler ‚geleneksel’ ve ‚modern’ adına halkımıza sunulmaktadır. Sey Qaji’nin adı geçen kitabımdaki şu mısralarını şiirimizin 20.yy başındaki seviyesi açısından örnek vermek istiyorum:

Erê Cana mı, Cana mı
Verê bonê piye tode şirte viale terni
Torê dinalığo, gozağa şenê huyê şisê sereni rake
Hore sarero serni.
Zeke Estemol’de silkê Padisayi birinê
Turıvıne nisena ro yıldızê zerni.
Çhikê zerê mara pereno,
Kuno Gema Malqoc u Quruderi u Erni.
Tersa mı ke bıvêso, bıqediyo
Tede nêmano dı pizike terni.

Sey Qaji ve Sa Heyder’in 20.yy başındaki edebi ve estetik dizelerini ve tınılarını yakalayan bir şair henüz Dersim ve Kırmanciye’nin söz ve müzik piyasasında yoktur. Gelenekseli ayakları üzerine oturtan şairlere ihtiyaç vardır. Bu da Dersim genelindeki gelenekseli iyi bilmek ve hazmetmekle olur. Modern şiir ve musiki, iyi bilinen geleneksel üzerinde iyi inşa edilir. Aksisi uyduruk „modern“ olur. Popülizm; dil, edebiyat ve musikimiz üzerinde özellikle devlet kurumunun ve de diğer çevrelerin asimilasyon ve imha kıyımına eşlik eden üçüncü kıyandır. Işte bu nedenle Q. Xoce’nin „daha da pişmiş geleneksel dizelerine ve tınılarına“ ihtiyacımız vardır. 

Qedir Xoce kuşkusuz inançlı biridir. Bir telefon görüşmemizde, eski cem ritüellerinde ‚gürültü yaptıkları için cemden çıkarılan küçük çocuklar’a dair anısını anlatırken hıçkırıklara boğulup konuşamadığını biliyorum.

O’nun Dersim inancı konusundaki fazladan „kitabi Islam“ inançsal düsüncelerine temkinli yaklaşmak durumundayım. Dersim inancı; Antik Dönem, Mani, Zerdüşt, Pagan, Hrıstiyan inanç öğeleri ile beslenen; kozmik, tabiat ve toplumsal kültlerle örülen ve son olarak da aldığı ciddi islami motiflerle bezenen, kökleri çok derinlerde olan batıni Heterodoks inançtır. 

Tarihsel olaylar ve ritüellerin günümüzün tasavvuru ile hiç te ortaya çıkmadıklarını, derin zaman ve yaygın mekanda yol alırken pekçok inanç, etnisite ve coğrafya-kültür ortamlarının süzgecinden geçerek damıtılıp geldiğini biliyoruz. Arap çöllerinden Mezopotamya’ya,  Iran-Horasan’dan Anadolu’ya 1400 yıllık serüven yaşayan, efsanelerle beslenen Ehl-i Beyt inancı başlangıçtaki kaynakları ile ne denli örtüşüyor? Yaşayan Anadolu ve Dersim Alevi Inancı donelerine baktığımızda derim ki; artık „Rüyayı görene değil, yorana bakmak lazım“. Dersimi kültür ve inançta seviyeli kılan ve ‚marka’ yapan bu normlardır. Qadir Xoce’nin belirttiğim inanç dünyasına rağmen şiirlerinde bu  öğeler çoklukla vardır.

O bir derleyici olarak da kendisini besleyen dikkate değer arşive (kayıt ve kitap) de sahiptir. Q. Xoce’nin Sosyal Medya’yı sıklıkla kullandığını biliyorum. Günümüzde bu iletişim mecrası çok gereklidir. Ama bu sanal mecraya söz-müzik yetiştirme kaygusu, polemikli düello, ‚pişmiş’ ve daha uzun erimli ürünler vermekten sanatçıyı biraz da alıkoymaz mı?! Temkinli ve ‚düşünsel pay aralıklı’ sosyal medya tercihimiz olmalı düşüncesindeyim.

Yunus Emre’nin;

Bu dünyadan gider olduk/ Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua/ Edenlere selam olsun

mısralarındaki o ‚dua’ ve o ‚selamı’ bu dünyadan göçüp gitmeden yaratıcı insanlarımıza verelım. Hakkını yad edelim.

Orta yaş altı Qedir Xoca’ya sabır ve emekle örülü daha kaliteli ürünler üretmesi için sağlık ve başarılar…
________________________________________________________________

Not: Sayın Dr Daimi Cengiz hocama  kıymetli vakitlerini ayırıp fakirin bu nacizane eserine gerekli ilgiyi gösterip bir makale ile görüş  ve düşüncelerini belirtip  kamuoyu ile paylaşma lütfunu gösterdiği için  kendisine  sonsuz teşekkür eder saygılarımı sunarım.
Olumlu ya da olumsuz  bütün uyarılarını dikkate alıp bundan sonraki çalışmalarımda bu akademik görüşün sesine kulak vereceğim. 
Özellikle edebi açıdan dikkat çektiği konular üzerinde hassasiyetle duracağım.

Tekrar kalbi teşekkürler sevgili Hocam Dr. Daimi  Cengiz.
Kadir Doğan / Qedir Xoce

Continue Reading
You may also like...
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 + eighteen =

More in Haberler

To Top