Connect with us

Dersim News, Dersim Haber, Dersim

Savaş Köpeklerinden Ricacı Olmak!…

Siyaset

Savaş Köpeklerinden Ricacı Olmak!…

Sağolsunlar ‘takip de ediyorlarmış’, bir aydır rehin tutulan diplomat ve vatandaşlarımızı. Peki, rehinecilerin formülasyonu neymiş?: ‘IŞİD denilen örgüt’, üstelik ‘inançlı’ da! 

Böyle yumuşak, böyle ricacı, böyle suyuna giden bir hâliyle karşılaşmak çok da nasip olmamıştı AKP Reisi’nin… Memleketin her türlü muhalefetine söverken, pırıl pırıl gençlerimizi öldürenlere övgü yağdırdığını görüp şaşırmıştık. Bu kez de yabancı bir katil sürüsüne olan hoşgörüsüne tanıklık ettik. Kişisel olsa anlayacağız da, Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı, kafa kesen terör örgütüne bakın nasıl hitap ediverdi seçim kampanyası sırasında: “Irak’ta şu anda başkonsolosluğumuzdan rehin olarak alınmış olan kardeşlerimizin durumunu bizler de takip ediyoruz. Temennim odur ki bu mübarek Ramazan ayında, bu IŞİD denilen örgüt, eğer gerçekten inanıyorlarsa artık bu kardeşlerimizi ülkelerine iade etmeleri gerekir. Bunu bekliyoruz.

Erdoğan'ın dostu terör örgütü IŞİD'in icraatları...

Erdoğan’ın dostu terör örgütü IŞİD’in icraatları…

Sağolsunlar ‘takip de ediyorlarmış’, bir aydır rehin tutulan diplomat ve vatandaşlarımızı. Peki, rehinecilerin formülasyonu neymiş?: ‘IŞİD denilen örgüt’, üstelik ‘inançlı’ da! Hadi en iyi tarafından akla IŞİD’in hilafet ilanından ötürü ‘rekabet hissiyatı’ geliyor. Peki, ya ‘Bunu bekliyoruz’ vurgusu sizin aklınıza ne getiriyor? Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde IŞİD jesti beklendiğini… Eh bir başbakanın sonunda ‘teröristten ricacı olduğunu’ da gördüğümüze göre, neden olmasın!

Bu retorik kendini gayet güzel ele veriyor: Bir katil sürüsünün önünde nasıl eğilip bükülündüğünün, inanç üzerinden ‘dilenildiğinin’ aleni göstergesi. ‘Beslenip büyütülenlere’ ancak böylelikle söz geçirebileceğini tahayyül edebilen beceriksizlerin düştüğü hâle bir bakın… Karşılığı IŞİD’in rehin tuttuğu diplomatlarımızı bırakması olacaksa, yine de ‘amenna’ çekeceklerimiz çoktur. Ne de olsa Osmanlı’nın mirasyedilerinin emperyal hayallerinin yarattığı enkazı yaşıyoruz epeydir.

İşte bu akılsız başın çilesini bu topraklarda çekme zamanı gelip çattı. IŞİD teröristleri neyse ki henüz her yerde ‘at koşturmuyor’. Ama kaç yıldır yolgeçen hanına çevrilmiş sınırlarımızdan geçip her türlü sığınağı buluyorlar. Sizin vergilerinizle besleniyor, tedavi görüyorlar. Yarın öbür gün bu desteği bulamadıklarında ne yapacaklar? Daha hesap- kitap değişmedi ama maalesef bu zihniyet mayalanmaya başladı bile. Bakın İstanbul’da bir ay arayla Caferiler’in ibadethaneleri kundaklanıp saldırıya uğradı. Örgütlü olmalarına, IŞİD ile organik bağ kurmalarına da gerek yok. Böyle gözü dönmüş cahil, sürüsüne bereket bu topraklarda… Hiç çok eskilere gitmeyin, ticani ve ruh hastalarından oluşan Hizbullah çetesinin IŞİD militanlarını aratmayan cinayet ve işkencelerini anımsayın…

Radikallik bir virüs misali, hele ki din gibi kutsallıklarla bezenmeye kalkışıldığında… Tehlikeli, zira ‘Allah’ın en sevgili kulu olmak’ adına kafa kesen birilerini cahil, lümpen, ruh hastası birileri örnek almak için yarışır. Hür Suriye Ordusu’na bağlı Faruk Tugayları’nın komutanı Suriye askerinin ciğerini yerse, el-Nusra’nın katili daha çok kafa keser, daha çok kadına tecavüz eder. Mezhepçi IŞİD militanı daha fazlasını yaparsa çok daha fazla sevaba gireceğini düşünüp tüm Şiiler’i katletmeyi koyar kafasına. Bu hastalıklı yaratıklar dünyanın her yerinde var, Türkiye’dekilerin sayısı binlerle ifade ediliyor artık. Hiç şaşmamalı yarın öbür gün bu topraklarda reklam olsun diye birilerinin kafasını kesmeye kalkışmalarına… Bu yüzden hiç saf saf “IŞİD ve benzeri köktendinci örgütlerin Türkiye’de altyapısı yok” diyenlere bakmayın siz. Üstelik altyapıyı da hazırlamaktalar. Yandaş medyanın rezil yayın organları mezhepçi katil sürüsü IŞİD’in Irak’a ‘huzur ve düzen getirdiğini’, ‘Musul’daki diplomatlarımızın misafir edildikleri’ temasını boşuna işlemiyor.

Bir senaryo yazdılar ‘tarihî film’ hesabı: ‘Son Sultan’… Kurgu berbat, oyunculuk rezalet. Bir komedi çıktı ortaya. Şimdi Körfez modası eşliğinde bir korku filminin senaryosu çoktan yazıldı da, filmini çekiyorlar işte… Seyretmek bu zihniyeti iktidara getirdiğimizden ötürü mecburi bir zulüm!

 Ceyda Karan – taraf

ceydak22@gmail.com

Twitter: @ceydak

Sosyal medyada paylaşın
        
   
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × 5 =

More in Siyaset

To Top